NEDEN LAİKLİK 

Türkiye’nin laik olması gerektiğini savunan temel gerekçeler tarihsel, toplumsal ve hukuksal boyutlara dayanır. 

Özellikle Türkiye gibi farklı inançların ve yaşam tarzlarının bir arada bulunduğu bir ülkede laiklik, ortak yaşamın temel güvencelerinden biri olarak görülür.

1) Din ve devlet işlerinin ayrılması
Laiklik, devletin herhangi bir dini resmî olarak üstün tutmamasını sağlar. 
Böylece:
Devlet tüm inançlara eşit mesafede durur.
İnançlı ya da inançsız vatandaşlar hukuken aynı haklara sahip olur. 

Bu anlayış, Mustafa Kemal Atatürk döneminde cumhuriyetin temel ilkelerinden biri olarak benimsenmiştir.

2) Toplumsal barış ve çoğulculuk
Türkiye’de Sünni, Alevi, Caferi, Hristiyan, Musevi ve farklı inanç ya da inançsız kesimler birlikte yaşamaktadır. Laik bir sistem:
Mezhep ya da din temelli ayrımcılığı azaltır.
Çoğunluğun inancının devlet gücüyle azınlıklara dayatılmasını engeller. 
Bu durum uzun vadede toplumsal barışı güçlendirir.

3) Hukukun evrenselliği
Laik düzende yasalar dini kurallara değil, anayasa ve demokratik ilkelere dayanır. Bu da:
Kadın–erkek eşitliğini,
Eğitim ve bilim özgürlüğünü,
Bireysel hak ve özgürlükleri daha sağlam bir zemine oturtur.

4) İnanç özgürlüğünün korunması
Laiklik aslında din karşıtlığı değil; tam tersine din ve vicdan özgürlüğünün güvencesidir. Devlet bir dini dayatmadığında:
İnsanlar inançlarını serbestçe yaşayabilir.
İnanç değiştirme veya inanmama hakkı korunur.

Özetle
Laiklik; devletin tarafsızlığı, hukuk birliği, eşit vatandaşlık ve toplumsal barış açısından önemli bir ilke olarak savunulur. 

Türkiye’nin tarihsel deneyimi ve toplumsal çeşitliliği dikkate alındığında, laiklik birçok kişi tarafından bir “birlikte yaşama modeli” olarak görülmektedir.

Eğer ki Türkiye'de laiklik anayasa tarafından güvence altına alınmamış olsaydı mevcut çoğunluk olan sünni mezhebi taraftarları başta Aleviler olmak üzere diğer azınlıkların hepsini öldürürdü. 

Buna itiraz edenler olabilir ama itiraz edenlere önerim Çorum ve Kahramanmaraş katliamlarını iyice incelemeleridir 

Hatta Madımak oteli faciası dün gibi hafızlarımızda acı da olsa anılarını yaşatmaktadır