CHP’yi Zayıflatırken Muhalefeti Büyütmek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidar çevreleri uzun zamandır siyaseti bir “rakibi etkisizleştirme” meselesi olarak görüyor.
Bu nedenle de en büyük hedef çoğu zaman CHP oluyor. Çünkü onlara göre CHP, seçim sandığında yenilebilecek, iç tartışmaları kolayca büyütülebilecek bir parti.
Fakat gözden kaçan çok önemli bir gerçek var: CHP’ye yönelik her baskı, yalnızca bir partiyi değil, toplumdaki daha geniş bir muhalefet duygusunu da harekete geçiriyor.
Bugün CHP’yi bölebilirsiniz. Parçalayabilirsiniz. Hatta kapatmayı bile düşünebilirsiniz. Yöneticilerini tutuklayabilir, üyelerini baskı altına alabilirsiniz. Peki sonra ne olacak?
Bu ülkede geçinemeyen emeklileri, hakkını arayan işçileri, şiddete uğrayan kadınları, geleceksizlik korkusuyla yaşayan gençleri, adalet talep eden öğrencileri nasıl susturacaksınız?
Çünkü mesele artık yalnızca bir siyasi parti meselesi değil. Mesele, toplumun geniş kesimlerinde büyüyen adaletsizlik hissidir. İnsanlar yalnızca muhalefet ettiği için değil; kendini dışlanmış, yoksullaştırılmış ve değersiz hissettiği için öfkeli.
İktidarın burada düştüğü temel hata şu: Toplumsal tepkiyi yalnızca CHP’den ibaret sanmak. Oysa bugün Türkiye’deki muhalefet duygusu çok daha geniş bir zemine yayılmış durumda. CHP sadece bunun siyasi adreslerinden biri. Adresi zayıflatabilirsiniz ama o duyguyu ortadan kaldıramazsınız.
Belki de birilerinin Sayın Erdoğan’a açıkça şunu söylemesi gerekiyor:
“Yanlış yapıyoruz. Bindiğimiz dalı kesiyoruz. CHP ile sürekli kavga ederek aslında kendi karşıtlığımızı büyütüyoruz. Üstelik biz geri çekilsek, CHP zaten kendi iç tartışmalarıyla uğraşacak.”
Çünkü siyaseti doğal mecrasının dışına taşımak, yargıyı ve devlet gücünü siyasi rekabetin merkezine yerleştirmek kısa vadede sonuç üretse bile uzun vadede iktidarın toplumsal meşruiyetini aşındırır.
Bugün Türkiye’de iktidara yönelik ciddi bir yorgunluk, hatta yer yer güçlü bir tiksinti duygusu oluşmuş durumda. Ve bu duygu baskıyla değil, ancak demokratikleşmeyle azaltılabilir.
Tarih bize şunu defalarca gösterdi: İnsanların öfkesini bastırabilirsiniz ama yok edemezsiniz. Baskı arttıkça sessizlik büyümez; biriken itiraz daha derin ve daha güçlü hale gelir.