BURDAYIM 

Arslan GÜDEK

06-03-2026 14:35

BURDAYIM 

Bir zamanlar yalnızlık, insanın kendi içine çekildiği kısa bir molaydı. Şimdi ise çağımızın en sessiz ama en yaygın hastalığına dönüşüyor. Ne ateşi var ne de dışarıdan görünen bir yarası… Ama insanın içini yavaş yavaş kemiren, ruhunu sessizce tüketen bir hastalık gibi ilerliyor.

Kalabalıkların ortasında yürüyen insanlar var artık; yüzlerce kişiyle aynı caddede, aynı otobüste, aynı şehirde yaşayan ama kimseye gerçekten dokunamayan insanlar. Omuz omuza geçilen sokaklarda bile insanın içini saran o garip boşluk… İşte modern yalnızlık tam da burada başlıyor.

Eskiden akşam olunca evlerin ışıkları yalnızca odaları değil, sohbetleri de aydınlatırdı. 

Masalarda ekmek bölünür, çaylar demlenir, kelimeler birbirine değerek çoğalırdı. Şimdi ise ışıklar yanıyor ama sesler azalıyor. Aynı evde yaşayan insanlar bile bazen birbirinin hayatına misafir gibi.

Teknoloji bize dünyayı avuçlarımızın içine verdi ama belki de birbirimizin ellerini bıraktığımız anda oldu bu. 

Parmaklarımız ekranlara değiyor ama kalplerimiz birbirine eskisi kadar değmiyor.

Mesajlar hızlandı, ama duygular yavaşladı.
Yalnızlık, bir gün ansızın gelen bir şey değil. Küçük küçük başlıyor. 

Önce bir akşam aranmıyorsun. Sonra bir gün kimse seni merak etmiyor. Sonra fark ediyorsun ki konuşacak çok şeyin var ama dinleyecek kimsen yok. İşte o an insanın içindeki sessizlik büyümeye başlıyor.

Ve en acısı da şu: İnsan yalnız kalmaktan değil, unutulmaktan korkuyor.

Bir insanın varlığı bazen yalnızca bir “Nasılsın?” sorusuna bağlıdır. Bazen bir kapıyı çalmak, bir omuza dokunmak, bir çayı birlikte içmek bir hayatı kurtarabilir. Çünkü insan, insanın ilacıdır.

Belki de geleceğin en büyük salgını virüsler değil, bu görünmeyen yalnızlık olacak.

Hastaneler kalpleri değil bedenleri tedavi eder; ama yalnızlık ruhun içinde büyüyen bir yaradır.

Bu yüzden belki de yapabileceğimiz en devrimci şey çok basittir: Birini aramak. Bir kapıyı çalmak. Bir insanı gerçekten dinlemek.
Çünkü bazen bir insanın iyileşmesi için tek gereken şey, bir başka insanın “Ben buradayım” demesidir.

Hadi gelin hep birlikte bir insanın hatta yalnız bir insanın hayatına dokunalım ve ona diyelim ki buradayım bir çay içelim mi.?

Belki de bir sürü hayatı kurtarmanın tek yolu da budur.

DİĞER YAZILARI YOKSULLUĞU GİZLEMEK 01-01-1970 03:00 CHP’yi Zayıflatırken Muhalefeti Büyütmek. 01-01-1970 03:00 KARADENİZ SUSARSA İNSANLIK SUSAR 01-01-1970 03:00 GEÇ GELEN ADALET  01-01-1970 03:00 GAYRI MİLLİ EĞİTİM  01-01-1970 03:00 ADALET mi, SUÇLU mu 01-01-1970 03:00 BİR DEVRiMİN İZİNDE  Mustafa Kemal Atatürk  01-01-1970 03:00 NEDEN LAİKLİK  01-01-1970 03:00 YA DEVLET BAŞA YA KUZGUN LEŞE 01-01-1970 03:00 KÂĞITTAN KÖPRÜLER, GERÇEK ACILAR 01-01-1970 03:00 Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlık ne kadar güçlü olabilir? 01-01-1970 03:00 AYRIŞTIRICI DİL: Kısa Vadeli Kazanç, Uzun Vadeli Yıkım 01-01-1970 03:00 KEŞMEKEŞ  01-01-1970 03:00 TÜRKİYE GERÇEKLERİ: SOFRAMIZDAKİ TEHLİKEYE DUR DEME ZAMANI! 01-01-1970 03:00