Bir şehrin gelişmişliği, yükselen beton blokların sayısıyla değil; insanına sunduğu yaşam kalitesiyle ölçülür.
Ne yazık ki son yıllarda şehirlerimizde farklı bir anlayış hâkim olmaya başladı. Boş bulunan her parsel, her arsa, her uygun alan yeni bir bina yapılacak yer olarak görülüyor. Oysa şehircilik; sadece ruhsat vermek, bina yaptırmak ve yapılaşmayı artırmak değildir.
Asıl şehircilik, şehrin kimliğini korumak, estetik değerlerini yaşatmak ve gelecek nesillere nefes alabilecekleri yaşam alanları bırakmaktır.
Bugün birçok kentte birbirinin kopyası, estetikten uzak, mimari kimliği olmayan beton yapılar yükseliyor. Bu yapılar belki ekonomik bir değer oluşturuyor; ancak şehirlerin ruhunu, kültürünü ve hafızasını her geçen gün biraz daha yok ediyor.
Şehir dediğiniz sadece binalardan oluşmaz.
Çocukların güvenle oynayabileceği parkları, insanların nefes alabileceği yeşil alanları, meydanları, yürüyüş yolları, kültürel yaşam alanları ve mahalle kültürüyle bir bütündür.
Bir şehirde beton arttıkça; yeşil azalıyor, trafik yoğunlaşıyor, otopark sorunu büyüyor, komşuluk ilişkileri zayıflıyor ve yaşam kalitesi düşüyor.
Peki gerçekten istediğimiz şehir modeli bu mu?
Yerel yönetimlerin görevi, her boş alanı yapılaşmaya açmak olmamalıdır. Asıl görevleri; kentsel dönüşümü doğru planlamak, depreme dayanıklı yaşam alanları oluşturmak, yeni yeşil alanlar üretmek ve şehrin gelecek elli yılını bugünden tasarlamaktır.
Şehir yönetmek, bugünü kurtarmak değil; geleceği inşa etmektir.
Bugün alınan her imar kararı, verilen her yapı ruhsatı ve yapılan her plan değişikliği yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın yaşayacağı şehrin de kaderini belirliyor.
Bu nedenle sorulması gereken soru şudur:
Şehirlerimizi daha yaşanabilir hâle mi getiriyoruz, yoksa estetikten uzak beton yapılarla kimliğini kaybetmiş kentlere mi dönüştürüyoruz?
Unutulmamalıdır ki şehirler yalnızca betonla büyümez.
Şehirler; kültürüyle, mimarisiyle, yeşiliyle, insan ilişkileriyle ve ortak yaşam bilinciyle büyür.
Geleceğe bırakacağımız en büyük miras, daha fazla beton değil; daha fazla yaşamdır.
Çünkü beton binalar inşa eder.
Ama doğru şehircilik, medeniyet inşa eder.
Ahmet Bölükbaş
52 Haber Gazetesi