ŞEHRİN GELECEĞİ, İMAR GELİRLERİNE Mİ TESLİM EDİLİYOR?

Ahmet BÖLÜKBAŞ

03-07-2026 11:28

BETON ŞEHİR DEĞİL, YAŞAM İNŞA ETMELİYİZ

Bir şehrin gelişmişliği, yükselen beton blokların sayısıyla değil; insanına sunduğu yaşam kalitesiyle ölçülür.

Ne yazık ki son yıllarda şehirlerimizde farklı bir anlayış hâkim olmaya başladı. Boş bulunan her parsel, her arsa, her uygun alan yeni bir bina yapılacak yer olarak görülüyor. Oysa şehircilik; sadece ruhsat vermek, bina yaptırmak ve yapılaşmayı artırmak değildir.

Asıl şehircilik, şehrin kimliğini korumak, estetik değerlerini yaşatmak ve gelecek nesillere nefes alabilecekleri yaşam alanları bırakmaktır.

Bugün birçok kentte birbirinin kopyası, estetikten uzak, mimari kimliği olmayan beton yapılar yükseliyor. Bu yapılar belki ekonomik bir değer oluşturuyor; ancak şehirlerin ruhunu, kültürünü ve hafızasını her geçen gün biraz daha yok ediyor.

Şehir dediğiniz sadece binalardan oluşmaz.

Çocukların güvenle oynayabileceği parkları, insanların nefes alabileceği yeşil alanları, meydanları, yürüyüş yolları, kültürel yaşam alanları ve mahalle kültürüyle bir bütündür.

Bir şehirde beton arttıkça; yeşil azalıyor, trafik yoğunlaşıyor, otopark sorunu büyüyor, komşuluk ilişkileri zayıflıyor ve yaşam kalitesi düşüyor.

Peki gerçekten istediğimiz şehir modeli bu mu?

Yerel yönetimlerin görevi, her boş alanı yapılaşmaya açmak olmamalıdır. Asıl görevleri; kentsel dönüşümü doğru planlamak, depreme dayanıklı yaşam alanları oluşturmak, yeni yeşil alanlar üretmek ve şehrin gelecek elli yılını bugünden tasarlamaktır.

Şehir yönetmek, bugünü kurtarmak değil; geleceği inşa etmektir.

Bugün alınan her imar kararı, verilen her yapı ruhsatı ve yapılan her plan değişikliği yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın yaşayacağı şehrin de kaderini belirliyor.

Bu nedenle sorulması gereken soru şudur:

Şehirlerimizi daha yaşanabilir hâle mi getiriyoruz, yoksa estetikten uzak beton yapılarla kimliğini kaybetmiş kentlere mi dönüştürüyoruz?

Unutulmamalıdır ki şehirler yalnızca betonla büyümez.

Şehirler; kültürüyle, mimarisiyle, yeşiliyle, insan ilişkileriyle ve ortak yaşam bilinciyle büyür.

Geleceğe bırakacağımız en büyük miras, daha fazla beton değil; daha fazla yaşamdır.

Çünkü beton binalar inşa eder.

Ama doğru şehircilik, medeniyet inşa eder.

Ahmet Bölükbaş
52 Haber Gazetesi

DİĞER YAZILARI Hayat Pahalı mı, Yoksa Ben mi Fakirim? 01-01-1970 03:00 Denizin Kıyısında, Vizyonsuzluğun Gölgesinde Bir Şehir 01-01-1970 03:00 Betonu kazanç sanan zihniyet, Ünye’ye vizyon katamaz; sadece geleceğin altına beton döker. 01-01-1970 03:00 Tüccar Mantığıyla Şehir Yönetilmez 01-01-1970 03:00 ÜNYE’DE İKİ DÖNEM: VİZYON, UYGULAMA VE ŞEHRİN GELECEĞİ ÜZERİNE GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 VİTRİN Mİ, GERÇEK MÜCADELE Mİ? 01-01-1970 03:00 Huzur İslam’dı, Para İmtihan Oldu 01-01-1970 03:00 PLASTİK TABAK, KAŞIK VE ÇATAL ARASINDA KAYBOLAN DEĞERLER 01-01-1970 03:00 Devletin İmkânlarıyla Güçlenip Yoksulluğu Paylaşmak mı, Pazarlamak mı? 01-01-1970 03:00 Hayırseverin hayrını göstermesi İslam’ın ruhuna uygun mudur? 01-01-1970 03:00 İki Bakanlıkta Görev Değişikliği Resmileşti 01-01-1970 03:00 RAMAZAN KOLİSİ VİCDANI RAHATLATIR MI, YOKSULLUĞU ÇÖZER Mİ? 01-01-1970 03:00 ORDU’DA MEZARLIK BİLGİ SİSTEMİ HİZMETE GİRDİ 01-01-1970 03:00 Ordu’da Araç Yangını: Düğünlük Mevkii’nde Binek Otomobil Küle Döndü 01-01-1970 03:00 FATSA'DA İŞ YERİ DEPOSUNDA YANGIN 01-01-1970 03:00 SLOGANLARDA TURİZM ŞEHRİ, GERÇEKTE BOŞ VİTRİN 01-01-1970 03:00 ÜNYE’DE ANJİYO ÜNİTESİ BEKLERKEN, VİTRİN SİYASETİ YETMEZ 01-01-1970 03:00