PLASTİK TABAK, KAŞIK VE ÇATAL ARASINDA KAYBOLAN DEĞERLER
Dünya genelinde hâkim olan kapitalist sistem, zamanla hayatın birçok alanını etkileyerek bazı alışkanlıkları normalleştirdi. Bugün çok basit gibi görünen birçok uygulama aslında üretim kültüründen uzaklaşıp tüketim kültürünün dayatılmasının bir sonucu haline geldi.
Eskiden sofralar, törenler ve toplu buluşmalar emekle hazırlanır, kalıcı ve özenli sofralar kurulurdu. Kurulan sofralar yalnızca yemek yenilen yerler değil, aynı zamanda insanların birbirine verdiği değerin ve saygının göstergesiydi. Günümüzde ise bu anlayışın yerini giderek daha fazla kullan-at kültürü almaya başladı.
Plastik tabak, plastik kaşık ve plastik çatal gibi tek kullanımlık ürünler kolaylık gibi görünse de aslında tüketim kültürünün bir parçasıdır. Kolaylık adına tercih edilen bu ürünlerin bedelini ise doğa ödüyor. Doğaya bırakılan milyonlarca plastik atık, insanlığın konfor ve hız uğruna doğayı nasıl tükettiğini açıkça ortaya koyuyor.
Ancak mesele yalnızca çevre değildir. Bu durum aynı zamanda insanlara verilen değerin de sorgulanmasına neden olmaktadır.
Türkiye’de birçok köklü ve kaliteli kurum, misafirlerini ağırlarken porselen tabaklarda ve özenli bir hizmetle ikramda bulunur. Bu yalnızca bir servis tercihi değildir. Aynı zamanda davet edilen insana verilen değerin ve kurum kültürünün bir göstergesidir. Böyle bir yaklaşım, karşısındaki insanın gözünde kurumun kalitesini ve ciddiyetini simgeler.
Ne yazık ki günümüzde bazı kurum ve firmalar bu anlayıştan uzaklaşarak plastik tabak, kaşık ve çatal ile yapılan ikramları tercih etmektedir. Bu durum pratik gibi görünse de aslında misafire verilen değerin giderek sıradanlaştığını göstermektedir.
Sonuç olarak mesele yalnızca bir tabak meselesi değildir. Asıl mesele, değerlerin yerini hızın ve tüketimin aldığı bir düzenin hayatımıza hâkim olmasıdır.