Başkan SOBİ’den “Mavi Bayrak” Çıkışı: “Ünye Bilinçli Şekilde Geri Planda Bırakılıyor”
Ordu’da 2026 yılı Mavi Bayraklı plaj listesinin açıklanmasının ardından tartışmalar büyürken, konuya ilişkin en sert çıkışlardan biri Adnan Sobi’nden geldi. Ünye Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Sobi’nin açıklamaları, yalnızca bir plaj tartışmasının ötesinde; Ordu’daki turizm yatırımlarının hangi ilçelere yönlendirildiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye’nin 580 Mavi Bayraklı plaj ile dünya sıralamasında üçüncü sıraya yükselmesi ülke adına önemli bir başarı olarak değerlendirilirken, Karadeniz’in önemli kıyı kentlerinden biri olan Ünye’nin listede yer almaması dikkat çekti. Özellikle yaz aylarında yoğun ziyaretçi ağırlayan, şifalı manyetik siyah kumuyla yıllardır tanıtımı yapılan Ünye sahillerinin süreç dışında kalması, turizm çevrelerinde “plansızlık mı, tercih mi?” sorularını beraberinde getirdi.
Gazeteci bakışıyla değerlendirildiğinde burada yalnızca teknik kriterler değil, yerel yönetimlerin turizm vizyonu da sorgulanıyor. Çünkü Mavi Bayrak yalnızca deniz suyu temizliği anlamına gelmiyor; altyapı, çevre yönetimi, cankurtaran hizmeti, erişilebilirlik ve sürdürülebilir turizm planlamasının da bir göstergesi kabul ediliyor. Bu nedenle bir ilçenin yıllarca süreç dışında kalması, kamuoyunda doğal olarak “yeterli girişim yapılıyor mu?” tartışmasını doğuruyor.
Sobi’nin açıklamalarındaki en dikkat çekici bölüm ise Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “öncelik” eleştirisi oldu. Altınordu ve Gülyalı ilçelerine yapılan yatırımların ön plana çıkarıldığını savunan Sobi, Ünye’nin ise geri planda bırakıldığını ifade etti. Bu söylem, Ordu’daki bölgesel hizmet dağılımı tartışmalarını yeniden alevlendirecek gibi görünüyor.
Öte yandan kamuoyunun merak ettiği asıl konu ise şu:
Ünye gerçekten Mavi Bayrak kriterlerini karşılamıyor mu, yoksa başvuru ve takip süreçlerinde yeterli irade ortaya konulmuyor mu?
Çünkü turizm temsilcilerinin iddiasına göre ilçede halkın kullanımına açık 6 ayrı plaj bulunuyor ve bu alanların önemli kısmı doğal yapısıyla dikkat çekiyor. Eğer eksiklikler varsa bunların kamuoyuna açık şekilde paylaşılması, hangi kriterlerin yerine getirilmediğinin net biçimde açıklanması gerekiyor. Aksi halde her yıl aynı tartışmanın yaşanması kaçınılmaz hale geliyor.
Karadeniz turizminde Samsun, Giresun ve Trabzon kıyılarının son yıllarda daha görünür hale geldiği bir dönemde, Ünye gibi tarihi ve doğal potansiyeli yüksek bir ilçenin marka değerinin zayıflaması yalnızca yerel esnafı değil, bölge ekonomisini de doğrudan etkileyebilir.
Turizm artık sadece “deniz var” diyerek yönetilebilecek bir alan değil. Tanıtım, altyapı, çevre yönetimi ve uluslararası standartlara uyum birlikte yürütülmek zorunda. Ünye’nin Mavi Bayrak tartışması da tam olarak bu noktada, yerel yöneticiler açısından ciddi bir sınav niteliği taşıyor.
