Türkiye’nin Dünya Fındık Liderliği Tartışılıyor
Ünye Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıkahraman’dan Kritik Uyarılar
Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki lider konumu son yıllarda hem üretim politikaları hem de uluslararası yatırımlar nedeniyle yeniden tartışma konusu olurken, Ünye Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıkahraman’dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin elindeki fındığı iç piyasaya sürmesinin üreticiyi ekonomik anlamda zor durumda bıraktığını ifade eden Sarıkahraman, Türkiye’nin stratejik ürünlerinden biri olan fındıkta uzun vadeli planlama yapılması gerektiğini söyledi.
Karadeniz Bölgesi’nin en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındıkta yaşanan fiyat dalgalanmaları, maliyet artışları ve küresel rekabet baskısı üreticileri tedirgin etmeye devam ediyor. Özellikle son yıllarda TMO’nun piyasaya müdahale yöntemleri üreticiler arasında sık sık tartışma konusu olurken, Ünye Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıkahraman, uygulanan politikaların üretici lehine yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Sarıkahraman yaptığı açıklamada, yıllardır Toprak Mahsulleri Ofisi’nin elindeki fındığı iç piyasaya sürmek yerine dış pazarlara yönelik değerlendirmesi gerektiğini dile getirdiklerini belirterek, iç piyasaya yapılan satışların serbest piyasada fiyat baskısı oluşturduğunu ifade etti.
“Üretici önünü göremiyor” diyen Sarıkahraman, fındık üreticisinin artık yalnızca ürün yetiştirme mücadelesi vermediğini; aynı zamanda ekonomik belirsizliklerle de mücadele ettiğini söyledi. Gübre, ilaç, işçilik ve bakım maliyetlerinin her geçen yıl arttığını belirten Sarıkahraman, üreticinin emeğinin karşılığını alamaması halinde genç nüfusun tarımdan uzaklaşabileceği uyarısında bulundu.
Açıklamalarındaki en dikkat çekici bölüm ise Türkiye’nin dünya fındık piyasasındaki hakimiyetine ilişkin değerlendirmeler oldu. Sarıkahraman, uluslararası bazı büyük firmaların farklı ülkelerde geniş ölçekli fındık bahçeleri kurmaya başladığını belirterek, Türkiye’nin sahip olduğu stratejik üstünlüğü kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Son yıllarda özellikle İtalya, Gürcistan, Azerbaycan, Şili, Sırbistan ve ABD’nin bazı bölgelerinde fındık üretimine yönelik yatırımların arttığı biliniyor. Dünya çikolata ve gıda sektörünün büyük şirketleri ise ham madde tedarik güvenliği amacıyla alternatif üretim bölgelerine yöneliyor. Uzmanlara göre iklim değişikliği, üretim maliyetleri ve arz güvenliği kaygıları nedeniyle küresel şirketler farklı coğrafyalarda kontrollü üretim modelleri oluşturmayı hedefliyor.
Türkiye ise halen dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 65-70’ini karşılayan ülke konumunda bulunuyor. Ordu başta olmak üzere Giresun, Samsun, Trabzon, Sakarya ve Düzce gibi iller üretimin merkezini oluşturuyor. Özellikle Ordu, uzun yıllardır Türkiye’nin en fazla fındık üreten ili olarak dikkat çekiyor.
Sektör temsilcileri, Türkiye’nin sadece üretimde değil işleme, markalaşma ve ihracat alanlarında da daha güçlü adımlar atması gerektiğini savunuyor. Uzmanlara göre yalnızca ham ürün ihracatı yerine katma değerli ürünlerin artırılması, Türkiye’nin dünya pazarındaki etkinliğini koruması açısından büyük önem taşıyor.
Ünye Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıkahraman da açıklamasında devlet, üretici, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin ortak hareket etmesi gerektiğine dikkat çekerek, fındığın yalnızca ekonomik değil stratejik bir milli değer olduğunu vurguladı.
Sarıkahraman, “Elimizdeki değerin kıymetini bilmek zorundayız” diyerek, Türkiye’nin dünya fındık piyasasındaki liderliğinin korunabilmesi için uzun vadeli tarım politikalarının şart olduğunu ifade etti.
Karadeniz’de milyonlarca insanın doğrudan ya da dolaylı olarak geçimini sağladığı fındık sektöründe yaşanan gelişmelerin, önümüzdeki süreçte hem ekonomik hem de siyasi anlamda daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor.
