DANİŞMEND GAZİ

          Malazgirt Savaşı’ndan sonra Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Amasya, Merzifon, Niksar, Tokat, Sivas, Divriği, Seyitgazi, Çorum, Kemerhisar, Malatya bölgelerinde 1071-1178 yılları arasında Alevi Danişmend Devleti hüküm sürdü. Devletin kurucusu Danişmend Gazi’dir. Danişmend Gazi’nin hayatı hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Kaynaklarda adı Melik-i Muazzam Danişmend Ahmet Gazi (Toylu) Ali et Türk mani olarak geçmektedir. Danişmendname’de Malatya Emiri Ömer’in kızıyla evlenen Ali b. Mızrap’ın oğlu olarak dünyaya geldiği, asıl adının Ahmet olduğu, Battal Gazi’nin torunu Sultan Tarasan ile arkadaşlık ettiği, ondan gündüzleri savaşçılık öğrendiği, geceleri de dini ilimler tahsil ederek âlimlik mertebesine ulaştığı, bundan dolayı da kendisine “Danişmend” denildiği ifade edilmektedir.

        Ortaçağın en güvenilir tarihçilerinden İbnü’l- Esir, Danişmend’in asıl adının Toylu olduğunu, Türkmenlere öğretmenlik yaptığını, zamanla hükümdarlığa kadar yükseldiğini aktarır. Aksaray-i Danişmend’in Malatya zaferinden sonra Niksar, Tokat, Elbistan civarını ele geçirilir. Reşidüddin Feyzullah-ı Hemedani; Danişmend’in Malazgirt Savaşı’na katılan, zaferin kazanılmasında önemli rol oynayan kumandanlardan biri olduğunu söyler. Malazgirt Savaşı’ndan sonra Kayseri, Tokat, Sivas, Amasya ve Niksar’ın Danişmend Gazi’ye tahsis edildiği, onun bu bölgeyi fethederek oraya yerleştiği belirtilmektedir.

        Kısa sürede Türk Alevi Devleti genişledi, güçlendi. Danişment Gazi atalarının şehri olan Malatya’yı almak istiyordu. 1097 yılında Malatya’yı kuşattı. Selçuklu hükümdarı I. Kılıçaslan, Danişmend Alevilerinin aşırı güçlenmesinden, gelişmesinden çekinerek Malatya üzerine yürüdü. İki ordu Malatya surlarında karşı karşıya geldi. Bu sırada İznik’in Haçlılar tarafından kuşatıldığı haberi gelince I. Kılıçaslan, Danişmend Gazi ile anlaşma yaparak, İznik’e doğru gitti. Haçlılar Anadolu’ya girdi. 1101 yılında gelen ilk dalgayı İznik’ten, Eskişehir’e doğru ilerlerken I. Kılıç Arslan püskürttü. Bunun peşinden daha büyük bir dalga ile Haçlı Ordusu geldi. Selçuklu Başkenti İznik Haçlıların eline geçti. Alevilerden korkan, savaşmayı göze alan Selçuklu, Danişmend Gazi’den yardım istedi. Danişmend Gazi yardımı kabul etti. Eskişehir’e ulaşan ikinci Haçlı Ordusu Konya üzerinden Kudüs’e yollanmak yerine, Niksar’da tutsak bulunan Bohemond’u kurtarmak amacıyla Ankara’ya doğru kuzey yoluna yöneldi. Ankara düştü. Haçlılar anlaşma gereği, Ankara’yı Bizans’a geri verdi. Çankırı’yı alamayan Haçlılar Türk savaşçılarını besinsiz bırakarak, baskınlar yaparak iyice yıprattılar. I.Kılıç Arslan ve Danişmend Gazi’nin ortak güçleri 1101 yazında Kızılırmak yakınında haçlılara büyük kayıplar verdirdiler. Haçlılar, yenilgiden “Türklerle anlaşıp, haçlı ordularını ıssız yollara yönetti, tuzaklara düşürdü” diye Bizans İmparatorluğu’nu suçlu tuttular. Aleksios ise Bizans’a ait Antakya’nın geri verilmeyişini bağışladı. Haçlı-Bizans ittifakı son buldu.

       Danişmend; Farsçada “bilge kişi” anlamına gelir. Şaman ailesinden gelen Danişmend Gazi’nin Türkmenliğinden şüphe duyulmaz. Babası “Talu”dur. Niksar’ı başkent yapan Danişmend Gazi, Bayburt çevresinde Trabzon Rumları ile savaşır.  (1098-1101) Üç yıl yazları gelip Malatya’yı kuşatır. Ekin ve bağlarını yakarak teslim olmalarını zorlar. Malatya’yı kurtarmaya gelen Antakya prensesi Haçlı Şefi Bohemond’u tutsak ederek Niksar’a getirir.

       1102 yılında 18 Eylül’ünde Malatya’ya bir sefer daha yaptı. Ata şehri Malatya’yı aldı. Danişmend Han 1105 yılında hakka yürüdü. Selçuklular Arap alfabesi kullanırken, o dönem sikkelerinde Danişment Alevi Devleti para ve sikkelerde Latin alfabesi kullanılmıştır. Bu sikkelerde İslam motifleri yoktur. Danişmend Gazi’nin naaşı Hıristiyan, Müslüman adetlerinde yer almayan, Alevi geleneğine uygun bir biçimde mumyalanarak Niksar’da türbesine konulmuştur. Danişmendin hakka yürümesinden birkaç yıl sonra 1. Kılıçaslan Malatya’yı kuşatmış ve almış. Daha sonra Danişmend Gazi’nin oğlu Emir Gazi Malatya’yı tekrar aldı. Sakarya’ya kadar olan Selçuklu hâkimiyetine son verdi. Diğer bölgelerde sıkışan Selçuklular zor günler yaşadı.

        Bizans tarihçisi Ostrogorsky şöyle der; “Bu sıralarda baş düşman Konya Selçuklu Sultanlığı değil, Malatya’daki Danişmentli emirliği idi.” O dönem Abbasi Halifesi Emir Gazi’ye hediyeler göndererek onun Anadolu’daki hâkim güç olduğunu kabul etti. Emir Gazi 1134 yılında hakka yürüdü. Türbesi Kayseri Pazarören’de kendi adıyla anılan köydedir. Ardından Melih Gazi hüküm sürdü. O da 1143 yılında hakka yürüdü; naaşı mumyalandı. Daha sonra Danişmentliler Elbistan- Malatya kolu, Kayseri, Sivas kolları olarak üçe bölündüler. Bu zayıflamayı fırsat bilen Selçuklular 1173 yılında Kayseri, 1175 yılında Sivas, 1178 yılında Elbistan- Malatya kolunun eğemezliğine son verdiler. Tarihten bir Alevi yıldızı daha kaydı.

         Şeyhi Danişmend Veli,                 Şeyhi Danişmendi fakı,

          Cümlesi birdir er yolu.                 Gönül yapan bulur hakkı.

          Yunus dervişler kulu,                   Sen bir gönül yıktın ise,

         Taptuk gibi serverı var.                Gerekse var yüzyıl oku. Yunus Emre.

       İSLAM ANSİKLOPEDİSİ 3. Cilt, Sayfa 476’da şöyle der; “Anadolu’nun mühim bir asra yakın zaman hâkim olan Danişmentlilerin oralarda pek çok cami, medrese ve diğer hoyrat vücuda getirmiş olmaları lakin gelir. Fakat şimdiye kadar yapılan bütün tetkiklerde bunlara ait bir kitabe bulunamamıştır” Danişmentliler Alevi Devletidir. Danişmentliler, Arap değil, Türk’türler. Aleviliğin yoğun yaşadığı yerde kurulmuştur. Latin alfabesi kullandılar. İslam da olmayan mumyalama yöntemiyle yöneticiler türbeye konuldu. Danişmentlilerin kullandığı sembol ve motifler Alevi kökenlidir. Anadolu’da bilinen ilk eğitim kurumu Danişmentliler zamanında kuruldu. Alevi Pirlerin nefesinde Danişmend Gazi anılır, övülür. “Doğruya varır yolları, Kalem tutar elleri, Bülbüle benzer dilleri, Danişmend yiğitler yatar.” Yunus Emre. Alıntı;( Anadolu ışığı)

           XIII. yüzyıl’da hakkında yazılan “Danişmendname“ ile destan kahramanı olarak yaşar. Gerçek anılarla efsaneleri karıştıran yapıt, Danişmend ili adını kazanan Amasya, Tokat, Niksar bölgesinde Gazi’nin gerçekleştirdiği fetihleri anlatır. Horasan da İranlı halk kahramanı Ebu Müslim’in, Anadolu’da Arap halk kahramanı Battal Gazi’nin öykülerini Türkmenler, Danişmend Gazi’yi bu gelenekte yaşatır. Danişmend Gazi’yi Osmanlı Hükümdarı Sultan İkinci Muradın emriyle Tokat dizdarı Arif Ali, Danişmendname’yi Türkçe olarak aralarında manzum parçaların da bulunduğu bir nesir diliyle 17 bölüm halinde yazdı. Danişmend, Köroğlu, Manas, Saltukname, Dede Korkut, Şehname, İlyada destanları vb. edebiyatımızda yer almıştır.

           Aybastı Perşembe Yaylası: Türklerin Anadolu’ya ilk girdiği yerlerden biri de Aybastı Yaylası’dır. Büyük bir destanın yazıldığı yerdir. Danişmend Gazi’nin on bin kişilik ordusuyla Bizans ordusu yetmiş bin kişi arasında büyük bir savaş çıkar. Zamanın çok şiddetli bir savaşı yaşanmıştır. Bu o kadar şiddetli bir savaştır ki Çiseli Şelalesi’nden günlerce kan akmıştır. Danişmend Gazi kendilerinden sayıca üstün olan düşman ordusu karşısında yiğitçe mücadele vermiş, altı bin askerimiz burada şehit olmuştur. Emir Kümbet komutanın mezarı da Aybastı Yaylası’nda bulunmaktadır. Perşembe Yaylası’ndan yaralı olarak kurtulan ulu atamız Danişmend Gazi başkentleri olan Niksar’da bir müddet sonra vefat eder.

       Anlatılan bir efsaneye göre; “Ortalık zifiri karanlıktır. Bulutların arasından sıyrılan ay ortalığı aydınlatır. Bu ışıkla yolu gören askerler fetih sırasında dile gelerek şöyle derler: Ay bastı da orayı aldık.” O günden sonra yörenin adı Aybastı olarak bilinir.

        Danişmentliler ( 1080-1178) Çepni Türklerinin ilk bağımsız devletidir. Alevi Türkmenleri Anadolu’ya Türkmen aşiretlerinin önemli bölümü, özellikle Alevi olanlar Horasan’dan gelmişlerdir. Sivas Türkiye’nin en çok Alevi köyü bulunan ilidir. Karadeniz’e yerleşen Çepniler bir bölümü Sünni mezhebine mensuptur. Batı Anadolu ve Rumkele Çepnileri Alevi mezhebine mensuptur.

       Melih Danişment Gazi Anadolu’nun fatihlerinden olup Danişmentli devletinin kurucusu, büyük devlet adamı, komutanı, âlimdir. Asıl adı “Gümüştekin Ahmet” halk arasında kısaca ”Melih Şah” olarak bilinir. Babası Harezm Türklerinden Danişmend Ali Tuylu’dur. Çocukları Gümüş Tekin’dir. Torunu Melih Gazi; torununun çocukları Nizameddin Yağıbasan ve Melih Muhammed’dir.

       Danişmend; icazet alma seviyesine gelmiş, medresede oda sahibi talebe için kullanılan terimdir. Danişmend Gazi’nin destansı başarılarını anlatan eseri; “Danişmendname”de olağan üstü hikâyelerle süslenerek anlatılmıştır.

  Süleyman Erkan 17- Haziran- 2026 Pazar Bedesdenlioğlu- Tokat