BİLİRKİŞİ RAPORU MADEN ARAMASINA KIRMIZI IŞIK YAKTI
Perşembe Yaylası İçin Kritik Tespit: "Kamu Yararı Doğada"
Ordu'nun Korgan ilçesi sınırlarında planlanan ve bölgenin en önemli doğal miraslarından biri olan Perşembe Yaylası'nı yakından ilgilendiren maden arama sürecinde önemli bir aşama geride kaldı. Mahkemenin talebi doğrultusunda bölgede inceleme yapan bilirkişi heyeti, hazırladığı kapsamlı raporda maden arama faaliyetlerine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Bilimsel veriler ışığında hazırlanan raporda, bölgede yürütülmek istenen maden arama çalışmalarının kamu yararı açısından gerekli olmadığı belirtilirken, doğal yaşam alanlarının korunmasının daha üstün bir kamu yararı taşıdığı vurgulandı.
Perşembe Yaylası'nın Geleceğini Etkileyecek Rapor
Doğal güzellikleri, menderesleri, yayla turizmi ve zengin ekosistemiyle yalnızca Ordu'nun değil Türkiye'nin önemli doğal alanlarından biri olarak gösterilen Perşembe Yaylası, uzun süredir maden arama tartışmalarının merkezinde yer alıyor.
Dava süreci kapsamında bölgede incelemelerde bulunan bilirkişi heyeti, saha çalışmaları ve teknik değerlendirmeler sonucunda hazırladığı raporu mahkemeye sundu. Raporda, planlanan sondaj çalışmalarının bölgenin doğal yapısı üzerinde ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekildi.
"Maden Araması İçin Zorunluluk Bulunmuyor"
Raporda öne çıkan başlıklardan biri de sondaj faaliyetlerine ilişkin değerlendirme oldu. Uzman heyet, maden arama çalışmalarının yapılabilmesi için gerekli görülen zorunlu şartların oluşmadığı kanaatine vardıklarını belirtti.
Teknik incelemelerde, bölgede mutlaka maden aranmasını gerektiren üstün bir kamu yararı veya kaçınılmaz bir ihtiyaç ortaya konulamadığı ifade edilirken, mevcut doğal yapının korunmasının öncelikli olduğu görüşü dile getirildi.
Su Kaynakları ve Menderesler Risk Altında
Bilirkişi raporunda, Perşembe Yaylası'nın simgesi haline gelen mendereslerin ve bu yapıları besleyen su kaynaklarının olası faaliyetlerden zarar görebileceği uyarısına da yer verildi.
Uzmanlara göre sondaj sürecinde kullanılacak çeşitli malzemeler ve teknik uygulamalar, yer altı ve yer üstü su sistemlerinde kirlenme riskini artırabilir. Ayrıca bölgede açılacak ulaşım yolları ve yapılacak kazı çalışmalarının doğal su akışını değiştirebileceği, bunun da ekosistem üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği değerlendirildi.
Heyelan ve Erozyon Uyarısı
Raporda dikkat çekilen bir diğer konu ise bölgenin coğrafi yapısı oldu. Özellikle yoğun yağış alan Karadeniz coğrafyasında gerçekleştirilecek kazı ve yol açma faaliyetlerinin heyelan, toprak kayması ve çamur akıntıları gibi riskleri artırabileceği ifade edildi.
Uzmanlar, doğal dengenin bozulmasının yalnızca flora ve faunayı değil, bölgedeki mera alanlarını ve tarımsal faaliyetleri de etkileyebileceği görüşünü paylaştı.
Gözler Şimdi Mahkemede
Hazırlanan bilirkişi raporu, maden arama faaliyetlerine karşı çıkan bölge sakinleri ve çevre savunucuları açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Raporda yer alan tespitler, davanın seyrini etkileyebilecek güçlü teknik veriler olarak görülüyor.
Ancak hukuki süreç henüz tamamlanmış değil. Bilirkişi raporu mahkemeye sunulmuş olsa da yürütmenin durdurulması ve işlemlerin iptaline ilişkin nihai karar Ordu İdare Mahkemesi tarafından verilecek.
Perşembe Yaylası'nın geleceğini doğrudan ilgilendiren davada gözler şimdi mahkemenin vereceği karara çevrildi.
