Perşembe Yaylası’nda Maden Tartışması Büyüyor
“Perşembe Yaylası’na Maden Gelirse UNESCO Gider”
Ordu’nun Aybastı ve Korgan ilçeleri sınırlarında yer alan, Karadeniz’in en önemli doğal miras alanlarından biri olarak gösterilen Perşembe Yaylası çevresinde yeniden gündeme gelen maden arama ve sondaj çalışmaları bölge halkı, turizmciler ve çevre savunucuları arasında büyük tartışma başlattı. Bölgedeki doğal yaşamın zarar görebileceği yönündeki endişeler artarken, Ünye Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Adnan Sobi’den dikkat çeken açıklamalar geldi.
Dünyada nadir görülen menderesli yapısıyla tanınan Perşembe Yaylası’nın yalnızca Ordu’nun değil, Türkiye’nin en önemli doğal değerlerinden biri olduğunu ifade eden Sobi, bölgede yürütülecek madencilik faaliyetlerinin geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabileceğini söyledi.
Perşembe Yaylası’nın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi adaylığı sürecinin devam ettiğini hatırlatan Sobi, doğal yapının zarar görmesi halinde bu sürecin tamamen ortadan kalkabileceğini belirtti.
“UNESCO, tahrip edilmiş bir alanı listeye almaz” diyen Sobi, özellikle yaylanın doğal peyzaj bütünlüğünün korunmasının uluslararası kriterler açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Karadeniz’in simge alanlarından biri olan Perşembe Yaylası, özellikle kıvrılarak ilerleyen eşsiz menderesleriyle dünya çapında dikkat çekiyor. Deniz seviyesinden yaklaşık 1500 metre yükseklikte bulunan yayla, doğal güzelliklerinin yanı sıra yüzlerce yıllık kültürel geçmişiyle de öne çıkıyor. Her yıl düzenlenen Geleneksel Perşembe Yaylası Yağlı Güreş ve Kültür Festivali de bölgenin önemli kültürel mirasları arasında yer alıyor.
Uzmanlar, UNESCO Dünya Mirası kriterlerinde yalnızca kültürel değerlerin değil, doğal dokunun korunmuş olmasının da belirleyici unsur olduğunu ifade ediyor. Bu nedenle bölgedeki madencilik faaliyetleri yalnızca çevresel değil, aynı zamanda uluslararası kültürel miras süreci açısından da risk oluşturuyor.
Adnan Sobi açıklamasında, doğası zarar görmüş alanların turizm açısından cazibesini kaybedeceğini belirterek, “Hiçbir turizmci maden sahasına tur düzenlemez” ifadelerini kullandı. Karadeniz turizminin son yıllarda doğa odaklı büyüme gösterdiğine dikkat çeken Sobi, yayla turizminin bölge ekonomisine ciddi katkı sunduğunu vurguladı.
Karadeniz Bölgesi’nde özellikle son yıllarda doğa turizmine yönelik yatırımlar artarken, yaylalar yerli ve yabancı turistlerin en fazla ilgi gösterdiği alanlar arasında yer alıyor. Ordu’da Çambaşı, Perşembe, Keyfalan ve Argan yaylaları gibi bölgeler doğa yürüyüşleri, kamp turizmi, fotoğrafçılık ve kültürel etkinliklerle ön plana çıkıyor.
Çevreciler ise madencilik faaliyetlerinin yalnızca görüntü kirliliği oluşturmadığını; su kaynakları, bitki örtüsü, yaban hayatı ve bölgedeki ekolojik denge üzerinde de ciddi tehdit oluşturduğunu savunuyor. Özellikle sondaj çalışmalarının ardından oluşabilecek yol açma faaliyetleri, ağır iş makineleri ve kimyasal atık riskleri bölge halkında endişeye neden oluyor.
Sobi, açıklamasının en dikkat çeken bölümünde ise Perşembe Yaylası’nın korunmasını bir “milli mesele” olarak değerlendirdi. “Perşembe Yaylası’nı bir sınır hattı gibi görmeliyiz. Nasıl ki sınır namustur, bu alanlar da korunması gereken en değerli varlıklarımızdır” diyen Sobi, bölgenin gelecek nesillere bozulmadan aktarılması gerektiğini söyledi.
Öte yandan bölgede yapılması planlanan madencilik faaliyetlerine karşı çeşitli sivil toplum kuruluşlarının ve çevre platformlarının da önümüzdeki günlerde ortak açıklamalar yapması bekleniyor. Bölgedeki gelişmelerin hem çevre hem turizm hem de ekonomik açıdan Karadeniz kamuoyunda daha fazla tartışılması öngörülüyor.
Perşembe Yaylası’nın geleceğiyle ilgili süreç, yalnızca bir çevre meselesi değil; aynı zamanda Karadeniz’in turizm vizyonu, doğal mirası ve kültürel kimliği açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.