Ünye’de turizmin geleceğine yön vermesi hedeflenen “2026 Turizm Eylem Planı” toplantısı, içerdiği başlıklardan çok, ortaya çıkan temsil tartışmalarıyla kamuoyunun gündemine yerleşti. Ünye Kent Konseyi’nin, turizm sürecinde yalnızca ÜNSÜDAT derneği ile ilerleyeceklerini açıklaması ve bu yapıyı akredite ettiklerini duyurması, kentte farklı kesimlerden tepkilere yol açtı.
30 Nisan Perşembe günü Atatürk Parkı Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıya Ünye Belediye Başkanı Hüseyin Tavlı, Kent Konseyi Başkanı Mehmet Çolakoğlu ve yürütme kurulu üyeleri katıldı. Programda “Kültürel Mirasın Korunması” ve “Doğa Turizmi” gibi başlıklar ele alınırken, toplantının en çok konuşulan yönü, turizm alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren Ünye Turizm İşletmecileri Derneği’nin (ÜNTİD) davet edilmemesi oldu.
Toplantıda yapılan açıklamalarda, Kent Konseyi Başkanı Mehmet Çolakoğlu’nun yalnızca ÜNSÜDAT ile bilgi paylaşımı yapılacağını ifade etmesi, kamuoyunda “tek taraflı akreditasyon” eleştirilerini beraberinde getirdi. Kentin ortak aklını temsil etmesi beklenen bir yapının, sektörün köklü paydaşlarından birini sürecin dışında bırakması, katılımcı demokrasi ve kapsayıcılık ilkeleri açısından sorgulandı.
Gelişmelerin ardından açıklama yapan ÜNTİD Başkanı Adnan Sobi ise karara sert tepki gösterdi. Yaklaşık 20 yıldır Ünye’nin turizm vizyonuna katkı sunduklarını belirten Sobi, derneklerinin yok sayılmasını ağır sözlerle eleştirdi. Sobi, “Bu şehrin turizm vizyonuna katkı sunan bir kurumu görmezden gelen bu anlayışın o görevlerde bir dakika bile durmaması gerekir. Derhal istifa etmelidirler” ifadelerini kullandı.
ÜNTİD’in toplantıya davet edilmemesini de değerlendiren Sobi, “Marka şehir hedefi doğrultusunda ciddi çalışmalar ortaya koyan bir yapının dışlanması, Ünye’nin ortak aklına vurulmuş bir darbedir. Bu yaklaşım kabul edilemez” diyerek tepkisini yineledi.
Yaşanan bu gelişmeler, Ünye’de turizm politikalarının hangi paydaşlarla ve nasıl şekilleneceği sorusunu yeniden gündeme taşırken, karar alma süreçlerinde temsil dengesi, şeffaflık ve katılımcılık ilkelerinin ne ölçüde uygulandığına dair tartışmaları da beraberinde getirdi.