Fındığın Taban Fiyatı En Az 400 Lira Olmalıdır

Saadet Partisi Ünye İlçe Başkanı Özgür Şahin: "Maliyeti 330 Lira Olan Fındığın Taban Fiyatı En Az 400 Lira Olmalıdır"

EKONOMİ - 31-07-2026 15:13

FINDIK ÜRETİCİSİNİN ALIN TERİ SAHİPSİZ DEĞİLDİR

Saadet Partisi Ünye İlçe Başkanı Özgür Şahin: "Maliyeti 330 Lira Olan Fındığın Taban Fiyatı En Az 400 Lira Olmalıdır"

ÜNYE – Saadet Partisi Ünye İlçe Başkanı Özgür Şahin, yönetim kurulu üyeleri ve partililer, 31 Temmuz 2026 Cuma günü saat 14.00'te Ünye Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Fındık Alım Deposu önünde düzenledikleri basın açıklamasıyla 2026 fındık sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üreticinin artan maliyetler karşısında ezildiğini belirten Şahin, fındıkta taban fiyatın en az 400 lira olması gerektiğini ifade ederek, üreticinin alın terinin korunmasını istedi.

Basın açıklamasında konuşan Saadet Partisi Ünye İlçe Başkanı Özgür Şahin, Doğu Karadeniz'de fındığın yalnızca ekonomik bir ürün olmadığını, bölgenin sosyal ve ekonomik yaşamının temel taşı olduğunu vurguladı.

Şahin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Kıymetli basın mensupları, değerli dostlarımız; bugün burada yalnızca fındığın fiyatını konuşmak için değil, Doğu Karadeniz'in alın terini, emeğini, geleceğini ve hakkını savunmak için toplandık. Fındık; bu bölgenin sadece bir tarım ürünü değildir. Fındık, bu toprakların bereketidir. Evlatlarımızın eğitim masrafıdır, düğün hazırlığıdır, askerdeki evladımıza gönderilen harçlıktır, esnafın sermayesidir. Bahçede adı fındıktır, sofrada ekmek."

Yıllardır üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirten Şahin, her hasat döneminde aynı sorunların tekrarlandığını ifade ederek şöyle konuştu:

"Ne yazık ki yıllardır üreticinin emeği değersizleştiriliyor. Her hasat döneminde aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Girdi maliyetleri katlanarak artıyor, üretici daha fazla çalışıyor, daha fazla fedakârlık yapıyor; fakat kazanan üretici olmuyor."

"Fındığın Maliyeti 330 Liraya Ulaştı"

Fındık üretiminde maliyetlerin ciddi seviyelere yükseldiğini belirten Şahin, gübre, ilaç, budama, bahçe temizliği, işçilik ve nakliye giderlerinin üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi.

"Bugün bir kilogram fındığın maliyeti yaklaşık 330 lira seviyesine ulaşmıştır. Gübre, ilaç, ışkın temizliği, budama, nakliye ve işçilik giderleri üreticinin belini bükmektedir. Buna rağmen üreticiye önerilen fiyatlar emeğin karşılığını vermekten uzaktır."

Şahin, Saadet Partisi olarak taleplerini net şekilde ortaya koyduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Biz buradan açıkça ifade ediyoruz; maliyeti 330 lira olan bir ürünün taban fiyatı en az 400 lira olmalıdır. Bunun altında açıklanacak her fiyat, üreticiye 'zarar et ama üretmeye devam et' demektir."

"Üretici Bahçesine Küsmüş Durumda"

Doğu Karadeniz'de üreticinin yalnızca ekonomik sıkıntılarla değil, umutsuzlukla da mücadele ettiğini dile getiren Şahin, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bugün Doğu Karadeniz'de insanlar sadece fındığa değil, kendilerini sahipsiz bırakan anlayışa da küsmüştür. Üretici, emeğinin karşılığını alamadığı için bahçesine küsüyor, toprağına küsüyor, geleceğine umutla bakamıyor."

"Kokarca Zararlısı Hâlâ Tehdit Oluşturuyor"

Basın açıklamasında kahverengi kokarca zararlısına da değinen Şahin, üreticinin ekonomik nedenlerle ilaçlama yapamadığını belirtti.

"Bunun en somut örneklerinden biri de kahverengi kokarca ile mücadeledir. Geçmiş yıllardaki yoğunlukta görünmese de özellikle kıyı kesimlerinde etkisini sürdürmektedir. Üretici, 'Nasıl olsa emeğimin karşılığını alamıyorum.' diyerek ilaçlama yapmaktan vazgeçmektedir. Bunun gerçek sonucu ise harman zamanı daha net ortaya çıkacaktır."

Şahin sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün sadece kokarca değil, umutsuzluk da bahçeleri kemirmektedir."

"Doğu Karadeniz'in Şartları Farklıdır"

Fındık üretiminin yapıldığı coğrafi şartların maliyetleri artırdığına dikkat çeken Şahin, Batı Karadeniz ile Doğu Karadeniz'in aynı şartlarda değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

"Doğu Karadeniz'in üretim şartları ile Batı Karadeniz'in şartlarını aynı değerlendirmek mümkün değildir. Batı Karadeniz'de arazi yapısı üretime daha elverişlidir. Ancak Ordu ve Giresun'da yüz, yüz elli yıllık bahçelerde, dik yamaçlarda, son derece zor şartlarda üretim yapılmaktadır. Bu bölgelerde maliyet de emek de çok daha yüksektir."

İşçilik Maliyetleri Katlandı

Artan işçilik ücretlerinin de üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade eden Şahin şöyle konuştu:

"Bugün taban işçi yevmiyesi yaklaşık 1.750 lira seviyesindedir. Amelebaşı, aşçı, çuvalcı ve diğer giderler eklendiğinde bu rakam çok daha yukarı çıkmaktadır. Yerli işçiye ödenen ücret ise birçok bölgede 2.500 ila 3.000 lira arasında değişmektedir. Bütün bu maliyetlerin altında üretici ayakta kalmayı nasıl başaracaktır?"

"Biz Fiyat Değil Adalet İstiyoruz"

Saadet Partisi'nin tarım politikalarına da değinen Şahin şu ifadeleri kullandı:

"Biz sadece fiyat talep etmiyoruz. Biz adalet talep ediyoruz. Milli Görüş'ün yıllardır savunduğu gibi; üretmeden kalkınma olmaz, alın terini korumadan adalet olmaz. Üreticisini korumayan hiçbir ekonomi modeli sürdürülebilir değildir."

"TMO Üreticiyi Bekletmemeli"

Toprak Mahsulleri Ofisi'nin açıklaması beklenen alım fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şahin, fiyat kadar ödeme süresinin de önemli olduğunu belirtti.

"Bugün Toprak Mahsulleri Ofisi'nin 250-260 lira bandında bir fiyat açıklayacağı konuşulmaktadır. Diyelim ki bu fiyat açıklandı. Peki üretici gerçekten bu fiyattan ürün satabilecek mi? Hayır."

Şahin açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Nem, rutubet, çürük oranı ve kokarca zararı gibi gerekçelerle üreticinin eline geçecek rakam daha da düşecektir. Bunun üzerine bir de ödemenin yaklaşık kırk beş gün sonra yapılacağı ifade edilmektedir."

Üreticinin bu kadar bekleme imkânı olmadığını belirten Şahin şunları söyledi:

"Oysa üreticinin kırk beş gün bekleyecek imkânı yoktur. İşçisinin yevmiyesini ödeyecek, gübre ve ilaç borcunu kapatacak, bankaya olan yükümlülüklerini yerine getirecektir. Mecburen tüccara gidecek ve ürününü açıklanan fiyatın da altında satacaktır. Bu durumda açıklanan fiyatın üretici açısından hiçbir anlamı kalmamaktadır."

Saadet Partisi'nin Talepleri

Basın açıklamasında Saadet Partisi Ünye İlçe Başkanlığı'nın talepleri de sıralandı.

Buna göre;

Toprak Mahsulleri Ofisi ödemeleri en geç bir hafta içerisinde yapılmalıdır. Dönüm başına alım kotası artırılmalıdır. Kalite kriterleri üreticiyi cezalandıran değil, üretimi teşvik eden bir yapıya dönüştürülmelidir. TMO gerçekten üreticinin yanında duran bir kurum olmalıdır.

Üniversitelere Bilimsel Çalışma Çağrısı

Şahin, Karadeniz Bölgesi'ndeki üniversitelerin ziraat fakültelerine de çağrıda bulunarak, fındıkta verimi artıracak, kahverengi kokarca ile mücadeleyi güçlendirecek ve üretim maliyetlerini azaltacak bilimsel çalışmaların artırılması gerektiğini söyledi.

Karadeniz fındığının dünya çapında eşsiz bir kaliteye sahip olduğunu vurgulayan Şahin, Arjantin, Çin, Romanya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde fındık üretimine yönelik çalışmaların hız kazandığını belirterek, Türkiye'nin rekabet gücünü koruyabilmesi için üreticinin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

"İhracat Rekor Kırıyor, Üretici Kazanamıyor"

Türkiye'nin geçtiğimiz dönemde 2 milyar 256 milyon doların üzerinde fındık ihracatı gerçekleştirdiğini, bunun yaklaşık 1 milyar 324 milyon dolarlık kısmının Doğu Karadeniz'den yapıldığını hatırlatan Şahin, üreticinin bu gelirden hak ettiği payı alamadığını savundu.

"Milyarlarca dolarlık ihracat gelirinden üretici ne kadar pay alabildi? Dünyaya kazandıran üretici neden kendi evine kazandıramıyor? İhracat rekorları kırılırken üreticinin cebi neden boşalıyor? Bu soruların cevabını üretici adına bekliyoruz."

"Üretici Ürününe Sahip Çıkmalı"

Açıklamasının sonunda üreticilere de çağrıda bulunan Şahin, ürünün tamamının aynı anda piyasaya sürülmemesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

"Elimizde bulunan fındığın kıymetini bilelim. Ürünümüzü emanete bırakmayalım. Mecbur kalmadıkça tamamını aynı anda piyasaya sürmeyelim, ihtiyacımız kadarını satarak ürünümüze sahip çıkalım."

Şahin, üreticinin birlik içerisinde hareket etmesinin önemine dikkat çekerek sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"Biz biliyoruz ki bu millet çalışkandır. Bu topraklar bereketlidir. Eksik olan ne üreticidir ne de topraktır. Eksik olan, üreticiyi önceleyen adil bir tarım politikasıdır. Biz inanıyoruz ki alın terinin hakkı verildiğinde üretici yeniden üretecek, Karadeniz yeniden kazanacak, Türkiye yeniden güçlenecektir. Biz emeğin, üretimin ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; adaletin olmadığı yerde bereket olmaz. Üreticinin kazanmadığı yerde Türkiye kazanamaz."

Basın açıklaması, üreticilerin sorunlarının çözümüne yönelik çağrılar ve kamuoyuna teşekkür edilmesinin ardından sona erdi.

 

 

Günün Diğer Haberleri