YEREL YÖNETİMLERDE YENİ DÖNEM: KAMU ZARARININ FATURASI YÖNETİCİYE KESİLECEK

Yerel yönetimlerde uzun süredir tartışılan reform sürecinde kritik bir aşamaya gelindi. Belediye bütçelerinde yaşanan bozulma, artan borç yükü ve kontrolsüz harcamalar nedeniyle hazırlanan yeni düzenleme ile kamu zararının doğrudan yöneticilere yansıtılması planlanıyor. AK Parti tarafından hazırlanan yerel yönetimler reform taslağının kısa süre içerisinde netleşmesi bekleniyor.

Belediyelerin son yıllarda giderek artan borç yükü, özellikle bağlı şirketlerin zarar eden yapıya dönüşmesi ve personel giderlerinin toplam bütçe içindeki payının yüzde 60’lara kadar çıkması, mali yapının sürdürülemez hale geldiğini ortaya koydu. Birçok belediyede maaş ödemelerinde dahi zorluk yaşandığı, bu durumun ise hizmetlerin aksamasına neden olduğu belirtiliyor.

Hazırlanan taslakla birlikte belediyelerin harcamalarına sıkı denetim getirilmesi hedefleniyor. Özellikle personel giderlerinin yüzde 30-40 bandına çekilmesi için yeni sınırlamalar gündemde. İhale süreçlerinde şeffaflığın artırılması, harcamaların düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılması ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi de planlanan düzenlemeler arasında yer alıyor.

Taslağın en dikkat çeken başlıklarından biri ise kamu zararına ilişkin düzenleme oldu. Buna göre, yapılan denetimlerde kamu zararı tespit edilmesi halinde sorumluluğun doğrudan yöneticilere yüklenmesi ve zararın ilgili kişilerden tahsil edilmesi öngörülüyor. Denetim süreçlerinde Sayıştay başta olmak üzere mevcut mekanizmaların daha etkin kullanılacağı ifade ediliyor.

İmar uygulamalarına yönelik de yeni kurallar getiriliyor. Özellikle plan değişikliklerinin daha sıkı denetime tabi tutulması, teknik ve idari hazırlığı yetersiz projelere kaynak aktarımının önüne geçilmesi hedefleniyor. Kentsel dönüşüm gibi kritik alanlarda görevini yerine getirmeyen belediyelere yönelik yaptırımların da artırılması bekleniyor.

Belediyelerin borç yönetimi de yeniden düzenlenecek başlıklar arasında yer alıyor. Yeni modelle birlikte borçlanma kriterlere bağlanacak, mevcut borçların tasfiyesi için orta ve uzun vadeli programlar uygulanacak. Ayrıca belediyelerin devlete olan SGK prim ve vergi borçlarının kaynakta kesilmesi gibi uygulamalar da gündemde.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan 2025 faaliyet raporunda da yerel yönetimlerin mali yapısına dikkat çekilmiş, gelir artışına rağmen giderlerin daha hızlı yükseldiği ve öz gelirlerin yetersiz kaldığı vurgulanmıştı. Raporda, hizmetlerin daha verimli sunulabilmesi için mevzuat düzenlemesi ve veri tabanlı yönetim anlayışının geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da çeşitli açıklamalarında yerel yönetim sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek kapsamlı bir reform mesajı vermişti. İl özel idareleri dahil olmak üzere tüm yerel yönetim yapısının gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanmıştı.

Hazırlanan reform taslağı ile birlikte büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki yetki paylaşımının yeniden düzenlenmesi, merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun artırılması da hedefleniyor.

Yeni düzenlemenin yasalaşması halinde, yerel yönetimlerde mali disiplinin artırılması, şeffaflığın güçlendirilmesi ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması amaçlanıyor. Ancak düzenlemenin, yöneticiler üzerinde oluşturacağı mali sorumluluk nedeniyle karar alma süreçlerinde nasıl bir etki yaratacağı ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.