SON DAKİKA
Hava Durumu

Kendini Seven Sayan İnsan, Atatürk’ü de Sever ve Sayar…

Yazının Giriş Tarihi: 06.03.2022 18:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.03.2022 18:00

Yüce Allah’ın OKU buyruğu gereği okuyup öğrenerek, ilim bilim sanat tahsil ederek kendini yetiştirip geliştirerek ve en önemlisi düşünerek yaşayan ve dolayısıyla kendini seven sayan  aziz Türk milletini yedi düvele karşı silah arkadaşlarıyla canı kanı pahasına verdiği müthiş mücadele sonunda kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devletiyle milleti anasız ve vatansız kalmaktan  kurtaran Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını sever ve sayar.

 

Çünkü sadece biz değil tüm dünya ve insanları görüyor izliyor, cahil okumamış öğrenmemiş ve bu nedenle Fetö terör örgütü acı örneğindeki cahil cühela yuvası cemaat ve tarikat mensuplarının salyalı ağızlarına bakarak köle misali yaşamaya çalışan dünyada anasız ve vatansız olan insanların başlarına yine insanlar ama insanlıktan nasibini almamış kendinden başkasını düşünmeyen insan görünümlü okumamış cahil cühela varlıklar yüzünden ne felaketler geldiğini, ne acılar yaşadıklarını  görüyorsunuz hep beraber görüyoruz.

 

İnsanlar, tabi düşünerek yaşayan insanlar birine, birbirine insani bir iyilik yaptığında olayı gören ya da duyanlar olarak hep beraber memnun ve mutlu olurken, aziz milletimize ve vatanına göz diken şer güçlere karşı milletine önderlik ederek kendisine güvenen ve canını emanet ettiği silah arkadaşlarıyla yedi düvele karşı yokluğa yoksulluğa rağmen verdiği müthiş mücadele sonunda kaybetmek yerine son nefesine kadar mücadele ederek kurduğu cennet vatan ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti devletimiz ile aziz Türk milletimizi anasız ve vatansız kalmaktan kurtaran senin, benim, bizim sizin gibi yüce Allah’ın etten kemikten yarattığı ölümlü bir ana baba ve vatan evladı, vatanımızı kurarak bizleri anasız ve vatansız orta yerde, onun bunun elinde oyuncak olmaktan kurtaran devletimizin kurucusu genç denecek yaşta ebediyete göç etmiş Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e halen daha kinle nefretle bakanları anlamak mümkün değil doğrusu…

 

Devletimizin kurucusu Atatürk ile ilgili olarak kimin yazdığını bilmemize gerek yok. İnsan akıl sahibi, akıl sağlığı yerinde olan her insan düşünerek yaşar, yaşamalıdır da. Düşünerek yaşayan insan evladı bir insan tarafından kaleme alınmış ve Sosyal medyada gezinen ve düşünerek yaşayan her insanın bizim gibi altına imzasını atacağı bu anlamlı yazıyı halen daha içimizde azda olsa kin ve nefretle bakan insanlarımızın okuyup düşünerek ve salim kafayla yorumlamalarına karınca kararınca katkımız olsun istediğim için paylaştım.

***

“Senelerdir mantığımın almadığı tek düşünce şu oldu; nasıl olur da bir ülkenin halkı, kendisini işgalden kurtaran, kölelikten kurtaran, ona insanca, özgür bir yaşam kurmaya çalışan kurucusundan nefret eder?

Nasıl olurda savaş alanında askerlerini kaybeden ülkelerin halkları bile onu ders kitaplarına koyar, ona saygı duyarken, kendi halkı ona bu derece nankörlük eder?

Parlamenter demokrasi bu ülkeye onunla gelmişken, onun sistemi ile en kifayetsiz, en vasıfsızların bile bu ülkede seçilme hakkını sağlamışken; neden onun verdiği bu haklardan bu derece nefret ederler?

Artık öyle iğrenç bir hale geldi ki; kaMAL yazanlar (İslamcı zekası bu kadar), Kurtuluş Savaşı’ na ‘tiyatro’ diyecek kadar gözü dönüp, “put” diye heykellerine saldıranlar ve en kötüsü; yazılı, belgeli tarihin yalan olduğunu iddia eden fesli cahiller. Belki cahil diyerek onları aklıyorum, aslında düpedüz hain demek lazım.

Gene bakıyorsun, Dünya tarihine geçmiş savaşların, destanların var ama senin seçilmişin onları silip, senden aldığı vergiyle beslediği ekranında, yalan tarih kahramanları yaratıyor.

“Atatürk sana ne yaptı?” diye soruyorsun;“Dinimi yaşayamadım” diyor. “Bre aymaz, Yunan’ ı, İngiliz’i memleketi işgal etse mi yaşayacaktın dinini?” diye soruyorsun. “Daha hayırlı olurdu” diyor. (üstatları fesli soytarı)

Kadına bakıyorsun, “bak sana seçme, seçilme hakkı verdi, kimse de yokken sende vardı” diyorsun, “sen mal gibi alınıp, satılmayasın diye kanunlar yaptı” diyorsun, “Ben çarşafla özgürüm” diyor, kocasından dayak yiyor, öldürülüyor, on iki yaşında tecavüze uğruyor! O hırsla çocuğunu da kendi gibi yetiştiriyor.

“Bir gecede cahil kaldık” diyor. “Bak o savunduğun Osmanlı’ da sen ırgattın, senin dedenin dedesi okuma yazma bilmezdi. Osmanlı’ da okuryazar bu kadar, Cumhuriyet dönemi bu kadar” diyorsun; “o iş öyle değil” diyor.

Örnekler uzar gider ama aslında gerçek ne biliyor musun? Atatürk’ ü sevmiyor! Sevmiyor çünkü halk olmayı sevmiyor, ümmet olsun biri onu gütsün istiyor.

Sevmiyor çünkü derdi vatan, millet, birlik falan değil. Kendisi gibi olmayan ölsün istiyor.

Sevmiyor çünkü “Allah, kitap” deyip hırsızlık yapsın, kimse hesap sormasın istiyor.

Sevmiyor çünkü medeni kanun, hukuk falan işine gelmiyor. İstediğine tecavüz etsin, sıkıldığı kadını sorgusuz sualsiz kapının önüne koyabilsin istiyor.

Sevmiyor çünkü sanat, doğa, bilim falan işine gelmiyor. O istiyor ki beyni hiç çalışmasın, düşene gülsün, küfredeni sevsin, ağaç keseni baş tacı etsin.

Sevmiyor çünkü onun hayal edip de yaşayamadığı hayatı o Atatürkçüler yaşıyor, onun giyemediği kıyafetleri Atatürkçüler giyiyor, onun anlamadığı insanca sohbetleri Atatürkçüler yapıyor. Hayalini kurduğu hayatı Atatürkçüler yaşıyor.

Eline ilk para geçtiğinde de, o Atatürkçülerin yaşadığı yere taşınıyor, çocuğunu onların okuluna yolluyor. İçten içe biliyor kendisi gibi olanların sapkınlığını, içten içe biliyor insanca yaşamın Atatürk’ ün yolundan geçtiğini. İtiraf edemiyor sadece. Biliyor kendisi gibi olanların insanlıkla alakası olmadığını. Korkuyor yutarlar onu da diye.

Gene de; ilk sıkıştığında “iki ayyaş” dediğinin gölgesine sığınıyor, afişlerini asıyor partisinin binasına yıllar sonra.

Bizler? Hiç kandırılmadık. Ne “ona dokunmak ibadettir” dedik, ne de peygamber ilan ettik. Biz, onu bizim gibi olduğu için, bir baba gibi sevdik. Ömrünü kendi evlatlarının cebini doldurmak için değil, milletine adadığı için sevdik. En nihayetinde; yaşımız kaç olursa olsun “ATATÜRK’ÜN ASKERLERİYİZ!” Son nefesimize kadar. Hep akıl sahibi insanlarız. Hepimiz  bu konuda olduğu gibi hayata dair her konuda aynı düşüneceğiz diye bir kural ve kaide yok.Yüce Allah yarattığı dili,dini ırkı ve rengi ne olursa olsun tüm insanlar dünyanın her yerinde insandır,İnsan onur ve gururuna yakışır biçimde huzur ve güven içerisinde insanca yaşama hakkına sahiptir.Ama bir şartla.Allah insanlığın en büyük baş belası cehalettir cahilliktir buyuruyor.Cehaletten kurtulmak için insanlığa rehber olarak indirdi Kuranı Kerimde OKU ey kulum cahillikten kurtul insanlarını da okumaya teşvik ederek kurtar buyuruyor.Neymiş okuyup öğrenerek ilim, bilim sanat tahsil ederek cehaleti yenip hep beraber ayrı ayrıda düşünsek devletin ve milletin ortak ve adil çıkarı için doğruda bir ve beraber olacağız.İşte bunun için düşünerek yaşayan tüm insanlar ülkesinin ve insanlarını ortak ve adil çıkarından yana olan Atatürk ve gibi iyi insanları sevecek,devletimizin  ve milletimizin birliği ve dirliği için yanında olacağız diyor, saygılar sunuyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.