TORUN’DAN AK PARTİLİ VEKİLLERE SERT TEPKİ: “MİLLETLE KAFA BULUYORLAR!”

Ordu'da son aylarda büyüyen maden tartışmaları, siyaset sahnesinde sert açıklamalara neden oldu. Korgan, Aybastı, Kabataş ve Perşembe Yaylası havzasında gündeme gelen maden arama ve sondaj çalışmaları üzerinden başlayan polemik, AK Parti Ordu Milletvekilleri Mustafa Hamarat ve İbrahim Ufuk Kaynak ile CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun'u karşı karşıya getirdi.

Tartışmaların fitilini ateşleyen açıklamalardan biri AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat'tan geldi. Hamarat'ın madenciliğin bölge ekonomisine katkı sağlayabileceği yönündeki değerlendirmeleri kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, özellikle tarım ve fındık üretiminin geleceği konusunda endişe duyan kesimler tarafından eleştirildi.

Ancak kamuoyundaki tartışmaları daha da büyüten açıklama AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak'tan geldi. Kaynak, maden faaliyetlerine yönelik tepkileri değerlendirirken, "Madene karşı çıkmak Türkiye'yi köleleştirmektir" ifadelerini kullandı. Ayrıca Ordu'daki çevre kirliliği tartışmalarına değinerek, "Ordu'nun dereleri maden yokken de kirliydi" açıklamasını yaptı.

Bu sözler çevre örgütleri, yayla savunucuları ve muhalefet temsilcileri tarafından sert şekilde eleştirildi. Özellikle Korgan Beypınarı ve Terzili mahallelerinde maden arama faaliyetlerine karşı mücadele eden vatandaşlar, söz konusu açıklamaların çevresel kaygıları küçümsediğini savundu.

TORUN: “HALKIN AKLIYLA ALAY EDİYORLAR”

AK Parti milletvekillerinden gelen bu açıklamaların ardından CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun sert bir açıklama yayımladı.

Torun, hem Mustafa Hamarat'ın madenciliği öne çıkaran söylemlerine hem de İbrahim Ufuk Kaynak'ın maden faaliyetlerini savunan açıklamalarına tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

"Milletle kafa buluyorlar resmen! Sayın Hamarat'ın söylemlerinden sonra şimdi de Sayın İbrahim Ufuk Kaynak, 'Ordu'nun dereleri maden yokken de kirliydi' diyerek halkın aklıyla alay ediyor. Maden karşıtlığını 'Türkiye'yi köle yapmak' gibi sığ ve ucuz bir retorikle bastırmaya çalışmak; bu halkın geleceğini, emeğini yok saymaktır."

Torun'un "milletle kafa buluyorlar" sözleriyle kastettiği noktanın, çevre ve su kaynakları konusunda kaygı taşıyan vatandaşların itirazlarının dikkate alınmaması olduğu değerlendiriliyor.

“VAHŞİ MADENCİLİK GÜZELLEMESİ YAPIYORLAR”

CHP'li Torun açıklamasında yalnızca söz konusu ifadeleri eleştirmekle kalmadı, Ordu'nun doğal yapısının tehdit altında olduğunu da savundu.

Torun, özellikle yaylalar, su havzaları, mera alanları ve fındık üretim bölgelerinde yürütülen maden faaliyetlerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Sizin bu vahşi madencilik güzellemeleriniz ve çevre katliamlarını meşrulaştırma çabanız asla kabul edilemez. Ordu halkı toprağına da deresine de geleceğine de sahip çıkacaktır."

Torun'un "vahşi madencilik güzellemesi" ifadesiyle, AK Parti cephesinden gelen ve madenciliğin ekonomik yönünü öne çıkaran açıklamaları hedef aldığı görülüyor. CHP'li vekil, çevreye zarar verebileceğini düşündüğü projelerin normalleştirilmeye çalışıldığını savunuyor.

MAHKEME KARARI TARTIŞMAYI YENİDEN ALEVLENDİRDİ

Siyasi tartışmalar sürerken Ordu İdare Mahkemesi'nin Korgan ilçesine bağlı Beypınarı ve Terzili mahallelerinde yürütülen maden arama faaliyetleri hakkında verdiği yürütmeyi durdurma kararı da gündemin seyrini değiştirdi.

Mahkeme, bilirkişi incelemeleri tamamlanmadan faaliyetlerin sürdürülmesinin telafisi güç zararlar doğurabileceğine hükmederek çalışmaları durdurdu. Kararın ardından sondaj makineleri ve iş ekipmanları bölgeden çekildi.

Çevre savunucuları kararı önemli bir kazanım olarak değerlendirirken, iktidar ve muhalefet arasındaki maden polemiğinin önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor.

Ordu'da yaşanan tartışma artık yalnızca bir maden meselesi olmaktan çıkmış durumda. Bir tarafta ekonomik kalkınma ve yer altı kaynaklarının değerlendirilmesini savunanlar, diğer tarafta ise yaylaların, derelerin, içme suyu kaynaklarının ve tarım alanlarının korunmasını öncelikli görenler bulunuyor. Mahkeme süreçleri devam ederken, maden tartışmasının Ordu siyasetinin en önemli gündem başlıklarından biri olmayı sürdüreceği görülüyor.