SAKURA TARTIŞMASI DEĞİL, KENT HAKKI TARTIŞMASI

Ünye'de Gündem Ağaç Değil, Karar Alma Süreçleri

ÜNYE – Ünye'de Batıpark sahiline dikilmesi planlanan Sakura ağaçlarıyla ilgili kamuoyunda devam eden tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Yapılan açıklamada, meselenin Sakura ağacının dikilip dikilmemesi ya da botanik uzmanlarının görüşlerinden ibaret olmadığı, asıl tartışılması gereken konunun kent yönetiminde karar alma süreçleri olduğu vurgulandı.

Ünye Flash Haber'de yer alan haberde Orhun Güven'in "Gelin birlikte tartışalım" çağrısının önemli bulunduğu belirtilirken, kentin geleceğini ilgilendiren her konuda fikir alışverişi yapılmasının demokratik bir gereklilik olduğu ifade edildi.

Açıklamada, Orhun Güven'in botanik alanındaki bilgi ve deneyimine, doğaya ve bitkilere gösterdiği hassasiyete saygı duyulduğu belirtilerek, eleştirilerin herhangi bir kişiye ya da Sakura ağacına yönelik olmadığı özellikle vurgulandı.

Değerlendirmede, asıl itirazın kentle ilgili kararların hangi yöntemlerle alındığına yönelik olduğu ifade edilerek, yerel yönetimlerin hayata geçirdiği projelerde şeffaflık, katılımcılık ve ortak akıl ilkelerinin esas alınması gerektiği dile getirildi.

Kent hakkının yalnızca belediyeden daha fazla hizmet talep etmek anlamına gelmediği belirtilen açıklamada, kentte yaşayan herkesin kentin geleceğini ilgilendiren karar süreçlerine eşit şekilde katılabilmesi gerektiği ifade edildi.

Bu kapsamda kent hakkının; bilgiye erişim, projelerin bilimsel gerekçelerinin kamuoyuyla paylaşılması, bütçelerin şeffaf biçimde açıklanması, kamu kaynaklarının hangi önceliklere göre harcandığının toplum tarafından bilinmesi ve alternatif projelerin birlikte değerlendirilmesi anlamına geldiği kaydedildi.

Açıklamada bütçenin yalnızca mali bir belge olmadığına da dikkat çekilerek, bütçenin aynı zamanda bir kentin hangi sorunlarını önce çözeceğini belirleyen temel politika belgesi olduğu ifade edildi.

Sakura projesi üzerinden yürütülen tartışmalarda asıl sorulması gereken sorunun "Sakura dikilsin mi?" olmadığı belirtilen açıklamada, "Ünye'nin öncelikleri nelerdir?" sorusunun daha önemli olduğu dile getirildi.

Kentin doğal güzelliğiyle öne çıkan sahil bandına yeni bir peyzaj projesi yapılmasının mı, yoksa uzun yıllardır kaldırım, altyapı, yeşil alan, park ve sağlıklı yaşam çevresi bekleyen mahallelerin sorunlarının çözülmesinin mi öncelikli olduğunun kamuoyuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Ayrıca projeye ilişkin ihtiyaç analizinin yapılıp yapılmadığı, maliyetinin ne olduğu, finansman kaynağının nasıl karşılanacağı, hangi bilimsel raporların esas alındığı ve alternatif projelerin değerlendirilip değerlendirilmediği sorularının da kamuoyu adına cevaplanması gerektiği belirtildi.

Karar alma sürecinde kent sakinlerinin, meslek odalarının, çevre kuruluşlarının ve mahalle temsilcilerinin görüşlerinin alınıp alınmadığının da açıklığa kavuşturulmasının önem taşıdığı vurgulandı.

Açıklamada, eğer gerçekten ortak akıl anlayışı benimseniyorsa, belediyenin proje dosyasını, maliyet kalemlerini, bilimsel raporları ve gerekçelerini kamuoyuna açık şekilde paylaşması, ardından tüm kesimlerin katılımıyla şeffaf bir değerlendirme sürecinin yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Kentin geleceğinin bireysel iyi niyetlerle değil, demokratik katılım mekanizmalarıyla şekillenmesi gerektiği belirtilen açıklamada, tartışmanın herhangi bir kişi üzerinden yürütülmesinin doğru olmadığı kaydedildi.

Toplum tarafından sevilen ve saygı duyulan kişilerin belediye projelerinin önüne çıkarılmasının, istemeden de olsa kamuoyundaki tartışmanın yönünü değiştirebileceği belirtilirken, eleştirilerin kişilere değil, kamu adına karar alan yerel yönetimlerin uygulamalarına ve karar alma süreçlerine yönelik olduğu ifade edildi.

Açıklamanın sonunda ise Ünye'nin geleceğinin şeffaflık, katılımcılık, ortak akıl ve kamusal öncelikler doğrultusunda şekillenmesi gerektiği vurgulanarak, "Kent yönetenlerin değil, o kentte yaşayan herkesindir. Kent hakkı da tam olarak bunu ifade eder." görüşüne yer verildi.