“EMANET FINDIK PİYASAYI ÇÖKERTİYOR”
Lisanslı depo eksikliği üreticiyi emanete mahkûm ediyor, fiyatlar baskı altında kalıyor
Türkiye’nin en önemli tarımsal ihraç ürünlerinden biri olan fındıkta, üreticinin yıllardır dile getirdiği “emanet fındık” sorunu yeniden ülke gündemine taşındı. Ordu’da konuşan Arslan Soydan, mevcut sistemin üreticiyi korumadığını, aksine fiyatları baskılayarak piyasayı çökerttiğini ifade etti. Soydan, sorunun temelinde ise lisanslı depo yetersizliği bulunduğunu vurguladı.
ÜRETİCİ NEDEN EMANETE MAHKÛM KALIYOR?
Fındık hasadının ardından üreticinin en büyük sorunu nakit ihtiyacı olarak öne çıkıyor. Gübre, ilaç, işçilik ve günlük giderler nedeniyle ürününü hemen paraya çevirmek zorunda kalan üretici, yeterli depolama alanı bulamadığında çareyi tüccara fındığını emanet bırakmakta buluyor.
Ancak bu sistemde ürün üreticinin mülkiyetinde görünse de fiilen kontrol, emaneti alan tüccarın elinde oluyor. Üretici çoğu zaman yalnızca avans alabiliyor; fındığın ne zaman, hangi fiyattan satıldığına dair söz hakkı ise bulunmuyor.
“ORTADA FINDIK YOK, SADECE FİYATI VAR”
Konuya ilişkin sert ifadeler kullanan Arslan Soydan, emanete bırakılan fındığın büyük bölümünün aslında piyasaya sürüldüğünü belirterek şunları söyledi:
“Üretici fındığını emanete bırakıyor ama çoğu zaman fındık depoda durmuyor. Geri almak istediğinde ortada fındık yok, sadece fiyat konuşuluyor. Bu da üreticinin zararına oluyor.”
PİYASA NASIL BASKILANIYOR?
Uzmanlara göre emanet sistemi, fındık piyasasında gizli arz oluşturuyor. Emanetteki ürünlerin ne zaman ve ne miktarda piyasaya çıkacağı bilinmediği için, alıcılar fiyatları aşağı çekme eğilimi gösteriyor. Bu durum serbest piyasa koşullarında sağlıklı fiyat oluşumunu engelliyor.
Özellikle Ordu, Giresun ve çevresinde yaygın olan bu uygulama, küçük ve orta ölçekli üreticinin pazarlık gücünü neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor.
LİSANSLI DEPO OLMADAN ÇÖZÜM ZOR
Soydan’a göre sorunun kalıcı çözümü, üreticinin ürününü güvenle teslim edebileceği lisanslı depoların yaygınlaştırılması. Lisanslı depolar sayesinde üretici:
-
Fındığını güvenli koşullarda muhafaza edebiliyor,
-
Ürün senedi karşılığında bankalardan kredi veya avans alabiliyor,
-
Piyasayı izleyerek fındığını istediği zamanda satma hakkına sahip oluyor.
Ancak Ordu gibi üretimin yoğun olduğu bölgelerde lisanslı depo kapasitesinin yetersiz olması, üreticiyi yeniden tüccara yönlendiriyor.
TZOB’DAN UYARI: ÜRETİCİ KORUNMALI
Konu yalnızca bireysel mağduriyetler değil, aynı zamanda ulusal tarım politikaları açısından da önem taşıyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği, uzun süredir fındıkta üreticinin korunmasına yönelik yapısal adımlar atılması gerektiğini savunuyor.
Yetkililer, emanete dayalı ticaretin denetim altına alınmaması halinde fiyat istikrarsızlığının derinleşeceği uyarısında bulunuyor.
ÜRETİCİ NE İSTİYOR?
Sahadan gelen talepler net:
-
Ordu ve çevresinde acil lisanslı depo yatırımları,
-
Üreticiye düşük faizli, teminatlı finansman imkânları,
-
Emanet fındık uygulamasının kayıt altına alınması ve denetlenmesi,
-
Kooperatif ve birliklerin pazarlama gücünün artırılması.
SONUÇ
Fındıkta emanet sistemi, kısa vadede üreticinin nakit ihtiyacını gideriyor gibi görünse de uzun vadede fiyatları baskılayan, üreticiyi zayıflatan bir yapıya dönüşmüş durumda. Arslan Soydan’ın açıklamaları, sorunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda tarımsal sürdürülebilirlik meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Uzmanlara göre lisanslı depo yatırımları hızlandırılmadığı sürece, emanet fındık tartışması gündemden düşmeyecek.
