TÜRKİYE GENELİNDE BAROLARDAN ORTAK ÇAĞRI:

“AVUKATA YÖNELİK ŞİDDETE DUR DENİLSİN, TEK BİR KAYBA DAHA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK”

Türkiye’nin dört bir yanındaki barolar, avukatlara yönelik artan şiddet olaylarına karşı ortak bir açıklama yayımlayarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) ve Adalet Bakanlığı’nı acil adım atmaya çağırdı. Açıklamada, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef alındığı, tehdit edildiği, darp edildiği ve öldürüldüğü olayların her geçen gün arttığına dikkat çekildi.

24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü dolayısıyla yapılan ortak açıklamada, barolar adına konuşan temsilciler, “Tek bir kayba daha tahammülümüz yok dedik ama ne yazık ki kayıplarımız devam ediyor” ifadeleriyle yaşanan tabloya tepki gösterdi.

AVUKAT ZEKERİYA POLAT ANILDI

Açıklamada, 7 Ocak’ta kamuda görev yapan Avukat Zekeriya Polat’ın, takip ettiği davanın karşı tarafı tarafından silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Henüz mesleğinin başında olan ve bir çocuk babası olan Polat’ın öldürülmesinin, avukatların ne denli ciddi bir tehlike altında görev yaptığını bir kez daha ortaya koyduğu vurgulandı.

Barolar, yalnızca Zekeriya Polat değil, isimleri dahi saymakta zorlanılan çok sayıda meslektaşın yıllardır benzer saldırılara maruz kaldığını ifade ederek, bu durumun artık münferit olaylar olmaktan çıktığını belirtti.

ULUSLARARASI GÜN TÜRKİYE’DEKİ AVUKATLARA İTHAF EDİLDİ

Açıklamada, Tehlikedeki Avukatlar Günü’nün 2012 ve 2019 yıllarında, avukatların çalışmalarının engellendiği ve ciddi tehdit altında olduklarının kabul edilmesi nedeniyle Türkiye’deki avukatlara ithaf edildiği hatırlatıldı. Bu durumun dahi, ülkede görev yapan avukatların karşı karşıya olduğu riskin uluslararası düzeyde kabul edildiğinin göstergesi olduğu ifade edildi.

AVRUPA KONSEYİ SÖZLEŞMESİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Barolar, avukatların öldürüldüğü, tehdit edildiği, darp edildiği ve susturulmak istendiği küresel tablo karşısında Avrupa Konseyi’nin “Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşme”yi kabul ettiğini hatırlattı.

12 Mart 2025 tarihinde kabul edilen ve 13 Mayıs 2025’te imzaya açılan bu sözleşmenin, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef alınmasını, tehdit edilmesini ve saldırıya uğramasını insan hakları ihlali olarak tanımlayan ilk bağlayıcı uluslararası metin olduğuna dikkat çekildi.

Sözleşmenin, devletlere açık yükümlülükler getirdiği; avukatların korunması, avukata yönelik tehdit ve saldırıların etkin biçimde soruşturulması gibi konularda somut sorumluluklar yüklediği ifade edildi.

“TÜRKİYE’NİN TARAFLIK SÜRECİ ARTIK ERTELENEMEZ”

Açıklamada, Türkiye’nin söz konusu sözleşmeye hâlâ taraf olmamış olmasının, avukatların öldürülmesinin, adliye koridorlarında darp edilmesinin, bürolarında ve işyerlerinde vurulmasının sessizce kabullenilmesi anlamına geldiği vurgulandı.

Barolar, Türkiye’nin sözleşmeyi bir an önce kabul ederek imzalaması ve taraf ülke olarak gerekli yasal çalışmaları başlatmasının artık elzem hale geldiğini belirtti.

2022’DE YAPILAN BAŞVURULAR HATIRLATILDI

Türkiye Barolar Birliği’nin, avukata yönelik şiddetle ilgili olarak 4 Nisan 2022’de TBMM’ye, 8 Temmuz 2022’de ise Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvurular da açıklamada ayrıntılı şekilde hatırlatıldı.

Bu başvurularda;

  • Avukata şiddetin öncelikli gündem maddesi haline getirilmesi,

  • Meclis Araştırma Komisyonu kurulması,

  • Zorunlu tedbirlerin derhal alınması,

  • Mevzuat çalışması yapılması

yönündeki taleplerin bugüne kadar karşılanmadığı, bu nedenle şiddet vakalarının artarak devam ettiği ifade edildi.

MECLİS ARAŞTIRMASI TALEBİ

Barolar, Anayasa’nın 98. maddesi ile TBMM İçtüzüğü’nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını, konuyla ilgili özel bir TBMM Araştırma Komisyonu kurulmasını ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ısrarla talep ettiklerini duyurdu.

Ayrıca, Adalet Bakanlığı’na sunulan önerilerde yer alan düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesi, devletin tüm kurumlarında ve yurttaşlar nezdinde avukata yönelik şiddetin engellenmesine ilişkin farkındalık oluşturulması istendi.

TBMM’DEKİ AVUKAT VE HUKUKÇU VEKİLLERE ÇAĞRI

Açıklamada, TBMM’de görev yapan avukat ve hukukçu milletvekillerine de özel bir çağrı yapılarak, bu sürece öncülük etmeleri istendi. Barolar, mesleki faaliyetleri nedeniyle avukatlara yönelen şiddet ve saldırıların sona ermesi adına taleplerinin ivedilikle karşılanmasını beklediklerini vurguladı.

“MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Ortak açıklamanın sonunda, barolar bu konudaki mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini ifade ederken, meslekleri uğruna hayatını kaybeden tüm avukatları bir kez daha saygıyla andı.