SON DAKİKA
Hava Durumu

Şehrin ciğerine hançer saplanmak istendi

Kampanyalar yapılsa da bir küçük katkı da sunulmasına emek de verilse neye yarar ki, binlerce canımız yok olmuş, yaralılar; yüreği dağlananlar. Yetmezmiş gibi şehirler yok oldu.

Haber Giriş Tarihi: 18.02.2023 09:32
Haber Güncellenme Tarihi: 18.02.2023 09:32
Kaynak: Haber Merkezi
https://52haber.net/
Şehrin ciğerine hançer saplanmak istendi

   YAZAN: COŞKUN ÖZBUCAK

Yüreğimizi dağlayan 10 ilimizi içine alan deprem felaketinden sonra insan kendini yığınların altında hisseder. Kampanyalar yapılsa da bir küçük katkı da sunulmasına emek de verilse neye yarar ki, binlerce canımız yok olmuş, yaralılar; yüreği dağlananlar. Yetmezmiş gibi şehirler yok oldu.

Bu acıyı yaşarken yaşam da devam ediyor. Betonlaşma, imardaki değişiklikler, aflar derken şehirler mezarlık haline getiriliyor. Ordu da aynı biçimde betonlaşıyor.

Bu duygularla evden çıktım, Güneşli bir gün. Yürümek en güzeli diye düşündüm. Aslında ne düşündüğümün de önemi yok. Anlık aklıma geleni yapıyorum. Dolmuş durağına bir göz attıktan sonra yürümeye başladım. Eve gidiş ve gelişimi yağmur olmadığı sürece çoğunlukla yürüyerek yapıyorum.

Güneş tam karşıdan vuruyor. Gözümü rahatsız etse de havanın güzelliği yanında hiç de önemli değil. Yürüyüş yarım saat sürüyor. Bu süre içinde kendimi ve yaşamı düşünüp sorgulama da yapıyorum.

Şehrin ciğerine hançer saplanmak istendi

Yürüyüş süresince yapacağım işlerin planlamasını da yapma olanağım oluyor. Bu yürüyüşümde yol boyunca gördüklerim anılarımı tazeliyor. Ordu’nun ciğerini dağlayacak olan bir projenin uygulanmak istendiği yere geldiğimde verilen mücadeleyi anımsadım. Kirazlimanı Mahallesi’nin, hatta Ordu merkezin en önemli kültürel bir geçmişi olan kıyının yok edilmesinin engellenmesi için neler neler yapılmadı ki…

Geçmişte halkın piknik alanı olarak kullanılan burada Mayıs Yedisi etkinlikleri de yapılırdı. Acısu Deresi buradan akar. Çeşitli çam ağaçlarıyla görünüm olarak da güzel, nefes alınan bir yerdi. Adım adım yok edildi. Önce okul kapatıldı, yıkıldı. Ağaçların birkaçı kesildi. Sonra bir bina yapıldı, otel olarak işletildi. Yetmedi, otel önüne düğün salonu yapılarak alan küçüldü. Birkaç ağaç daha kesildi. Balıkçı barınağı daraldı. Alan yok olmaya başladı. Bunlar yetmezmiş gibi yeni bir proje ile bırakın alanı ilin ciğeri dağlanmak istendi.

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz döneminde “Özel Proje Alanı” adıyla projeler gündeme getirildi. “Özel Proje Alanı” projelerinde dokunulmazlık var. İsteyen istediğini yapabilir. İmar planı kapsamı dışında “özel” olarak projelendirilebiliyor. Bu alanda karşımıza üç bloktan gökdelen çıktı. Bina yapılmadan paylaşılan görseller bile ürkütücüydü. Karşı çıktık. Kimin yaptığı değil, yapılan önemliydi. Bu ihanete izin verilemezdi. Ordu Çevre Derneği olarak neden karşı çıktığımızı anlattık. Mahallede toplantılar; alanda basın açıklaması yaptık. “Yaramaz çocuklar” olduk. Sakıncası yoktu bizim için. Güzel işlere imza atalım da rahatsız olanlar olsun, ne yapalım… İnşaat yapılmaya başlandı. Hançer ciğere saplanmış kanamaya başlamıştı.

Mücadeleler sonucu yeni imar planı, yargı derken yıkıldı ciğeri dağlayacak hançer. Yerine ne mi oldu. Birkaç ağaç daha kesildi, yeşil alan yok oldu. Beton yığını ile bir park alanı yapıldı. İyi mi oldu? Eskiye göre kötü. Yapılmak istenen üçlü dev bloğa göre iyi. En kötüsü engellendiği için beton parka hoş geldin diyelim.

Kıyı bozulmuş

Yürümeye devam ediyorum. Balıkçı barınağın üzerinden hem alanı hem de şehri seyrediyorum. Deniz sütliman, güneşin etkisiyle parlıyor. Kıyıya çekilmiş kayıklar kışın bitmesini bekliyor. Kıyıdan denizi seyrederek sezonun başlayacağı günleri sayıyorlar. Yol genişletilmeden önce deniz kenarı kumsal ve çakıllı idi. Deniz sezonda buralar kalabalık olurdu. Rıhtımda denize girme olanağı kalmayınca ben de buraya gelirdim çoğu zaman. Şimdi kıyı daralmış, kıyıya iniş yeri bozulmuş.

Halkın kullanımına engel

Aman o da ne! Kıyıda yükselen bir otel. İskelenin Perşembe tarafındaki alanda Özel İdare’ye ait işletme vardı Yakamoz adıyla. Bahçesi de çay bahçesi olarak kullanılıyordu. Yaz akşamları müzik programlarıyla halkın nefes aldığı önemli bir yerdi. Burası da yok oldu. Özel İdare araziyi sattı. Ordu Belediyesi de Seyit Torun döneminde otele ruhsat verdi. Hatta bir ambulans karşılığı bir kat daha yapılmasına izin verildi. Bu olayın yakın tanığıyım. O zaman Ordu Olay gazetesindeydim. Ordu Belediyesi Meclis toplantısına katılmıştım. Toplantıda iki gündem maddesi peş peşe değerlendirildi. Biri Anemon Otel’in belediyeye bir ambulans hediyesinin kabulü; diğeri de Anemon Otel’e bir kat daha iznin verilmesi. Kıyıları halkın kullanımına açmak varken nedense işletmelere veriliyor.

Rıhtım da özelleşti

Yürüyüş nefes almamı sağlaması gerekirken boğulmama neden olacak neredeyse. Yetmiyor kuralsızlık, devam ediyor. İskele de halkın kullanımında değil artık. Paralı oldu. İskele girişinde liman işletme ve çay bahçesi vardı. Yine Enver Yılmaz döneminde burası da yıkıldı. Liman İşletme, iskele alanını Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne halkın kullanımına açmak üzere verdi ancak belediye alanı özelleştirdi. Burası için Ordu Çevre Derneği dava açtı. Mahkeme, derneğin iddialarını kabul ederek yapılanların yıkılması ve alanın halka açılmasına karar verdi. Dava üst mahkemede devam ediyor. Burası, yeşil alana dönüştürülüp haklın nefes aldığı bir yer olmalı.

İskelenin girişinin karşısında bir çeşme vardı. Rıhtımda denize girenlerin su gereksinimi karşıladığı bir çeşmeydi. Şimdi üzeri kapatılmış. Neden kurudu merak da etmedim değil.

Mahalle hapsedildi

Yürümeye deniz kenarına geçerek devam ettim. Taşbaşı ve Zaferi Milli Mahallerine baktım. Kıyıya yapılan binaların aralarında mahallenin doğal görünümünü görmeye çalıştım. Hayal bu ya mahallenin görüntüsünü kapatan bu binalar yıkılsa Ordu’nun görünümü güzelleşmez mi? Dedim ya hayal… Mahalleler hapsedilmiş sanki.

İnsanız iyiden de kötüden de etkileniyoruz

Evden çıkıp yürüyüş boyunca gördüklerimle geçmişi yeniden yaşadım. Her gün bunları yaşamam. Ruh halim başka başka olur. Bazen bir an önce hedefe ulaşmak için uçmak isterim; bazen de ayaklarım geri geri gider. Önemli yaşanmışlıklar unutulmaz. Küçük bir titreşim sonucu küller dökülür anılar ortaya çıkar, yeniden yaşanır.

Şehir bir biçimde değişiyor. İnsanlar da değişir. Sevinir, üzülür; kavuşur, ayrılır; yüreği heyecanla atar ya da acır; gözlerde bahar ya da karakış olur. Yaşam bu, değişim yaşanır. İnsanlık hali…

Güneşli bir gün de olsa, deniz huzur veren rengiyle karşında dursa da insanın ruh hali iyi olmayınca güzellikler hissedilemiyor. Güzellikleri, huzuru içinde yaşatabilenlere ne mutlu. Yürekteki duygular gözlerden yansır. Gözlerden bahar eksik olmasın…

Şehirler yapılaşmalarla değişir ancak değerler korunmalı. Kişiler de değişir, yaşam düz çizgi değil. Değişim nedeniyle başkaları zarar görmemeli.

Hayat Gazetesi

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.