SONDAJ MAKİNELERİ GERİ ÇEKİLDİ: KORGAN YAYLALARINDA MADEN MÜCADELESİNDE KRİTİK DÖNEMEÇ
Ordu’nun Korgan ilçesine bağlı Beypınarı ve Terzili mahallelerinde yaklaşık iki yıldır tartışma konusu olan maden arama faaliyetlerinde önemli bir gelişme yaşandı. Bölge halkının, çevre örgütlerinin ve hukukçuların uzun süredir sürdürdüğü mücadele sonucunda, Ordu İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildi. Kararın ardından sondaj çalışmalarında kullanılan iş makineleri ve ekipmanların sahadan çekildiği öğrenildi. Ancak bölgede çevresel tahribatın tamamen giderilip giderilmediği konusunda tartışmalar sürüyor.
SÜREÇ NASIL BAŞLADI?
Tartışmaların merkezinde, Perşembe Yaylası havzasına yakın konumda bulunan mera alanlarında yapılmak istenen IV. Grup maden arama faaliyetleri yer alıyor. Taşzemin İnşaat Madencilik Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yürütülmek istenen proje kapsamında sondaj çalışmaları ve yeni yol açılması planlandı. Bölgenin, Perşembe Yaylası mendereslerine, Çiğseli Şelalesi'nin su kaynaklarına ve birçok yerleşim yerinin içme suyu havzasına yakın olması nedeniyle yöre halkı başından itibaren projeye tepki gösterdi.
Çevreciler ve vatandaşlar, sondaj faaliyetlerinin yalnızca belirlenen noktalarla sınırlı kalmayacağını, açılacak yollar ve ağır iş makineleri nedeniyle mera alanlarının büyük bölümünün zarar göreceğini savundu. Bölgenin aynı zamanda doğal sit alanı ilan edilmesi yönünde çalışmaların bulunduğu ve Perşembe Yaylası mendereslerinin Dünya Mirası Listesi adaylığı sürecinin devam ettiği de sık sık gündeme getirildi.
YAYLALARDA NÖBETLER TUTULDU
Maden arama girişimlerine karşı yalnızca hukuki süreç yürütülmedi. Korgan, Aybastı ve Kabataş ilçelerinden yüzlerce vatandaş zaman zaman yaylalarda toplanarak iş makinelerinin çalışma yapmasını engellemeye çalıştı. Bölgede çadır nöbetleri tutuldu, protestolar düzenlendi ve binlerce kişinin katıldığı mitingler gerçekleştirildi.
Çevre savunucuları, şirket araçlarının yaylaya girişlerine karşı eylemler düzenlerken, zaman zaman jandarma gözetiminde gerçekleştirilen çalışmalar da kamuoyunda tartışma yarattı. Özellikle bilirkişi keşfi öncesinde ve sonrasında devam eden sondaj faaliyetleri bölgedeki gerilimi artırdı.
MAHKEME NEDEN DURDURDU?
Ordu İdare Mahkemesi'nin 22 Mayıs 2026 tarihli oy birliğiyle aldığı kararda dikkat çeken en önemli unsur, “telafisi güç veya imkânsız zararlar” vurgusu oldu.
Mahkeme, bilirkişi raporları tamamlanmadan ve teknik incelemeler sonuçlanmadan faaliyetlerin sürdürülmesi halinde çevresel zararın geri döndürülemeyecek boyutlara ulaşabileceğini değerlendirdi. Kararda ayrıca, bölgede maden araması yapılmasının gerçekten bir “zaruret” olup olmadığının ve kamu yararının hangi tarafta bulunduğunun henüz netleşmediği ifade edildi.
Bu nedenle bilirkişi raporları mahkemeye sunulana kadar yürütmenin durdurulmasına karar verildi.
MAKİNELER ÇEKİLDİ, TARTIŞMA BİTMEDİ
Mahkeme kararının ardından şirketin sondaj makineleri ve iş ekipmanlarını aktif çalışma alanından çektiği bildirildi. Ancak çevre örgütleri ve vatandaşlar, asıl sorunun şimdi başladığını savunuyor.
Bölgede inceleme yapan Ordu Çevre Derneği yöneticileri, sondaj çalışmalarında kullanılan bentonit kalıntılarının ve kirli suların arazide bırakıldığını ileri sürdü. Çevre savunucularına göre, özellikle bentonitin su kaynaklarına karışması halinde bölgedeki sucul yaşam ciddi risk altında kalabilir.
Yetkililerden, yalnızca makinelerin çekilmesi değil, aynı zamanda çalışma yapılan alanların rehabilite edilerek eski doğal yapısına kavuşturulması talep ediliyor.
“MERA ESKİ HALİNE GETİRİLMELİ”
Bölge halkı ve çevre örgütleri, sondaj noktalarında açılan çukurların, kirli su havuzlarının ve bentonit kalıntılarının temizlenmesi gerektiğini savunuyor. Hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı mera alanlarında oluşan tahribatın giderilmemesi halinde bölgenin uzun süre kullanılamaz hale gelebileceği belirtiliyor.
Çevre savunucuları, mahkeme kararının önemli bir kazanım olduğunu ancak hukuki sürecin henüz tamamlanmadığını vurgulayarak, bilirkişi raporları sonrasında yeni kararların alınabileceğine dikkat çekiyor.
GÖZLER BİLİRKİŞİ RAPORUNDA
Şu aşamada yürütmeyi durdurma kararı nihai bir iptal anlamına gelmiyor. Mahkemenin talep ettiği bilirkişi incelemeleri ve teknik raporların ardından dosya yeniden değerlendirilecek. Tarafların üst yargı mercilerine başvurma hakkı da bulunuyor.
Bu nedenle Perşembe Yaylası havzasında yürütülen mücadelede yeni bir döneme girilmiş durumda. Bölge halkı kararı önemli bir hukuki kazanım olarak değerlendirirken, çevre örgütleri ise “yaylaların tamamen madencilik baskısından kurtulması” için sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade ediyor.