Dünya Çevre Günü Kutlu Olsun! Peki Kutlayacak Ne Kaldı?
Her yıl 5 Haziran'da Dünya Çevre Günü kutlanıyor. Resmî kurumlar, belediyeler, şirketler ve çeşitli kuruluşlar çevreye duyarlılık mesajları yayımlıyor. Ağaç sevgisinden geri dönüşüme, sıfır atıktan sürdürülebilir yaşama kadar birçok konuda açıklamalar yapılıyor.
Ancak vatandaşın aklındaki soru giderek daha yüksek sesle soruluyor:
Gerçekten çevreyi koruyor muyuz, yoksa sadece çevreyi koruyormuş gibi mi yapıyoruz?
Son yıllarda kamuoyunda tartışılan birçok konu bu soruyu yeniden gündeme getiriyor. Bir yandan iklim değişikliğiyle mücadele adına yeni düzenlemeler hazırlanırken, diğer yandan maden sahalarının genişletilmesi, doğal alanların yapılaşmaya açılması, kıyıların betonlaşması ve orman alanları üzerindeki baskının artması eleştirilere neden oluyor.
Özellikle büyük şehirlerde yeşil alanların yerini beton blokların aldığı, plansız yapılaşmanın arttığı ve kentlerin nefes alamaz hale geldiği yönündeki eleştiriler her geçen gün büyüyor. Bir zamanlar çocukların oyun oynadığı, insanların dinlendiği alanlar bugün otoparklara, alışveriş merkezlerine veya yeni yapı projelerine dönüşüyor.
Çevre savunucularına göre sorun yalnızca birkaç ağacın kesilmesi ya da birkaç bina yapılması değil. Sorun, doğanın ekonomik bir kaynak olarak görülmesi ve kısa vadeli kazanç uğruna uzun vadeli çevresel maliyetlerin göz ardı edilmesi.
Bu nedenle birçok kişi, Dünya Çevre Günü'nde yapılan kutlamaların samimiyetini sorguluyor. Çünkü çevre bilincinin yalnızca sosyal medya paylaşımlarıyla, birkaç saatlik temizlik etkinlikleriyle veya market poşetlerinin üzerine yazılan "sıfır atık" sloganlarıyla oluşmayacağını savunuyor.
Çevreyi korumak; ormanları, dereleri, meraları, kıyıları ve tarım alanlarını korumakla mümkün olabilir. Aksi halde her yıl aynı mesajları paylaşırken, bir sonraki yıl kutlayacak daha az yeşil alan bulma riskiyle karşı karşıya kalabiliriz.
Belki de Dünya Çevre Günü'nün asıl amacı kutlama yapmak değil, geride bıraktığımız bir yıl boyunca çevre adına neyi doğru, neyi yanlış yaptığımızı sorgulamaktır.
Çünkü doğa afişlerle değil, alınan kararlarla korunur.
Gazeteci Ahmet BÖLÜKBAŞ